Şeref ve Cesaret
Hart's War
Dördüncü kuşak
ordu mensubu olan Albay William McNamara (Bruce Willis) bir Alman Nazi kampında
esir düşmüştür. Hala kampın en yüksek rütbeli Amerikan subayı olarak ona eşlik
eden diğer askerleri komuta etmekte, onurun yok olabileceği böylesine bir yerde
onurlu insanlar olarak yaşamaya çalışmaktadır. Tüm tehliklerin ve kendisini
izleyen Alman Albay Werner Visser (Marcel Iures)'e rağmen asla askerlik görevlerinde
vazgeçmemektedir. McNamara sessizce bir plan yapmakta ve düşmana karşı koymak
için uygun zamanı beklemektedir. </p>
<p>Kampta işlenen
bir cinayet ona riskli planını hayata geçirmek için bir fırsat verir. Albay
Visser ve kamptaki diğer Alman subaylar askeri mahkeme ile meşgullerken
McNamara yakındaki cephanelikleri ve depoları havaya uçurarak bir kaçış planı
gerçekleştirmeye karar verir.Teğmen Tommy Hart'ın (Colin Farrell) yardımı ile
planını hayata geçirerek adamlarının ve vatanının iyiliği için kendi hayatını
ortaya koyar ... </p>
<p>Bruce Willis ve
Colin Farrell başrollerini paylaştığı MGM Picturesın listesinden vizyona giren
HARTS WAR, bir David Ladd Films, David Foster Productions, ve Cheyenne Enterprises
ortak yapımı. Filmin uluslararası işletmeciliğini 20<sup>th </sup>Century Fox
yapıyor. </p>
<p>Yönetmenliğini
Gregory Hoblit'in , senaryosunu ise Billy Ray ve Terry George'un üstlendiği
film John Katzenbach'ın romanından sinemaya uyarlanmıştır. Harts War 'da
ayrıca Terrence Howard, Cole Hauser, Marcel Iures, ve Linus Roache gibi
oyuncular da rol alıyor. Yapımcılığı ise David Ladd, David Foster, Gregory
Hoblit ve Arnold Rifkin üstleniyorlar. </p>
<p>Yazar John
Katzenbach kitabını babası Nicholas Katzenbach'ın anılarından esinlenerek
yazmıştı. Babası II. Dünya Savaşı sırasında Stalag III Kampında esir düşmüştü.
Kamptan kurtulduktan sonra Amerikan Hükümetine hizmet etmeye devam etti. </p>
<p>Babam
yaşlandıkça onunla aslında esir kampında geçirdiği günler hakkında hiç
konuşmadığımı farkettim" diyor John Katzenbach. Bu yüzden hayatının bu
dönemi hakkında ona sorular sormaya başladım. Bir yazar ve bir anlatıcı olarak
anlattığı bazı olayların geliştirilerek muhteşem bir gerilim ve bilinmezlik
taşıyan hikayeler haline getirilebileceğini gördüm. Ve oturup Hart's War
romanının ilk sayfalarını kaleme almam uzun sürmedi" </p>
<p>Katzenbach esir
kamplarına ait çok güçlü hikayeler olduğunu, orada yaşayan insanların egrçeğin
yanı sıra dramatize edilmiş yeni öyküler de yaratabildiklerine şahit olmuş.
Katzenbach kitabının kahramanlık ve cesaret üzerine yazılmış olduğunu babasının
yaşadıklarının ona tüm hayatı boyunca ilham kaynağı olduğunu da ekliyor. </p>
<p>Film yapımı
sırasında set ekibinin bir çoğunun ailesel bağlarla bu savaşı yaşamış oldukları
ortaya çıkmış. Kostüm tasarımcı Elisabetta Beraldonun büyük babası bir İtalyan
savaş esiridir. Yapım amirlerinden biri olan Wolfgang Glattes'in babası ise
Alman hücum botlarından birinin kumandanı iken müttefikler tarafından esir
alınmıştır. MGM stüdyo şeflerinden Chris McGurkün babası da bir savaş
esiridir. Teknik ekip danışmanlarından biri olan Yüzbaşı Hal Cook ise yazarın
babası Nicholas Katzenbach ile aynı esir kampında yaşayanlardan biridir. </p>
<p>Harts War 'ın
film versiyonunun oluşması ise yapımcılar David Ladd ve David Foster'ın
Katzenbachın romanını ayrı ayrı incelemeleri ile başlar. Her ikisi de bir
birlerinden habersiz romanın daha ilk bölümlerini okur okumaz MGM yetkilileri
ile görüşmeye başlarlar. Proje hakkında o kadar heyecanlılardır ki güçlerini
MGM Başkanı olan Michael Nathanson'ı bu konuda ikna etmek ve bu filmin
yapımcılığını birlikte üstlenmek konusunda birleştirirler. </p>
<p>Böylesine
muhteşem detaylar ve gerilim ağı ile örgülenmiş bir kitabı iki saatlik bir film
haline getirmek için; geniş içerikli, zengin karakter örgüsü ve kitabın kendi
ruhunu taşıyan bir yapım gerçekleştirmek zorundaydık. Diyor yapımcı Ladd. </p>
<p>Bu proje bizim
için vatanını seven bir askere açık bir sevgi mektubu gönderme şansıydı. II
Dünya Savaşında tüm bunları yaşayan her asker sinemada yaşatılması gereken bir
karakter olarak karşımıza çıkıyor."diyor Billy Ray. Ray savaştaki
askerlerin yaşadığı zorlukları anlatan bir çok kitabı incelemiş . Bunlar
arasında Tom Brokaw'un The Greatest Generation, W. Manchester'ın Goodbye,
Darkness, ve Arthur Durand'ın Stalag Luft III: The Secret Story s sayılabilir. </p>
<p>Yapımcı David
Foster bir Kore gazisidir ve senaryonun ülkelerinin onurunu taşıyan bu büyük
kahramanlara adanması konusunda senaristlerle hem fikirdi. Ben ordudayken
Pasifik Amerikan Ordusu kumandanı Mike Daniels'ın konuşmalarını kaleme almakla
görevliydim. Bize Avrupa'da olan savaşla ilgili korkunç, komik ve inanılmaz
hikayeler anlatırdı. Bir keresinde Amerikan askerlerinin kaldığı bir esir
kampında özgürlüğüne kavuşan askerlerin birbirlerine sarılarak nasıl
ağladıklarını anlatmıştı. Bu hikaye ve hayal ettiğim görüntü ömrüm boyunca
hafızamda kazılı kalmıştır." </p>
<p>Ellerinde
muhteşem bir senaryo ile bu senaryoyu hayata geçirebilecek bir yönetmen bulmak
için hazırlanan yapımcılar tüm yapımcıların çalışmak istedikleri Gregory
Hoblit'e teklif götürmüşler. Yönetmen Hoblit; Edward Nortonın kariyerinin
dönüm noktası olan Primal Fear filmini ve NYPD Blue ve Hill Street Blues gibi
şovları da yönetmiştir. </p>
<p>Greg'in
erkeklerin nelerden hoşlandığını, iç çatışmalarını sinemaya aktarmak konusunda
inanılmaz bir yeteneği vardı. Bu kesinlikle bir erkek filmiydi diyor Ladd. (43
oyuncudan hiçbiri erkek değildi.) Onun aynı zamanda mahkemelere ait dramalarda
da tecrübesi olması ve başarıları (Primal Fear ve L.A. Law) bizim Greg ile
çalışmak istememizin diğer nedenleriydi. Hikayeyi bu gözle irdeleyecek ve
sinema haline dönüştürecek tecrübeli ellere ihtiyacımız vardı." </p>
<p>Hoblit Frequency
ve Fallen filmlerinin de yönetmenidir. Ve bu filmi yönetmeyi kabul etmesinin
sebebi ise projenin mükemmel bir senaryoya ve kadroya sahip olmasıdır. her
zaman bir II. Dünya Savaşı filmi yapmak istemiştim.çünkü bu dönem sadece savaş
değil; politik ve sosyal bir çöküşü sergileme olanağı sağlar. Harts War bir
çok insanın bu savaş hakkında bilmediklerini ya da görmezden geldiklerini
ortaya hiç çekinmeden koyan bir film olacaktı. </p>
<p>Aynı zamanda
hikaye muhteşem karakterlerle örülmüş gerçek ötesi olmayan canlı kanlı
insanlardan müteşekkildi. Onların hayatları bence bu savaşta asıl anlaşılması
ve araştırılması gereken konulardı. Elbetteki bu filmde de patlayan bombalar,
ıslık çalarak geçen uçaklar vardı. Ama tüm bunların ardında yaşadıkları herşeye
başkaldırmayı sessizce bekleyen erkeklerin çok özel hikayesi vardı.Benim için
bir yönetmen olarak filmin en güzel yanı buydu. Mükemmel oyuncularla, harika
bir senaryo ile çalışmak ... İşte bu bir yönetmen için gerçek şanstır. </p>
<p>Michael
Nathanson senaryoyu ilk okuduğunda Bruce Willis'i Albay William McNamara olarak
gözünde canlandırmış. Arnold Rifkin'e senaryonun bir kopyasını göndermiş.
Rifkin Willisin yapımcı şirketinde ortağıydı.O da senaryoyu okuyunca
Nathanson'a gönülden hak vermiş. </p>
<p>Bu harika bir
senaryoydu ve Bruce için McNamara rolü mükemmel bir seçim olacaktı.Bu kalitede
bir materyal bulmak gerçekten çok zordur. Benim de Bruce'un da bu projede yer
almaktan mutlu olacağımız kesindi.. diyor Rifkin. Rolde kendisini neyin
cezbettiğini ise Willis şöyle anlatıyor; "Bu savaşı uzun zaman
hatırlayacak insanların arasında ben de vardım. Öğrenciliğimden bu yana
hakkında devamlı bir şeyler okuyup öğreniyordum. Öylesine bir dille yazılmıştı
ki hem çok sıkı bir projeydi hem de çok heyecan verici. Hayır demeyi düşünmedim
bile." Hoblit ise başrol oyuncuları için şunları söylüyor:" Bu rolü
kabul ettiği için ona minnettarım. Sahip olduğu liderlik ruhunu perdeye
aktarabilen yegane oyunculardan biridir. Bu rol olarak yapılabilecek bir şey
değil. İçinizde böyle bir kalitenin olması gerek. O gerçek hayatta da üniforma
giyip yüzlerce insanı peşine takabilecek karizmaya sahip bir insan. </p>
<p>McNamara
karakterini doğru adreste bulan yapımcılar bu kez teğmen Tommy Hart karakteri
için kolları sıvadılar.Bu filmin diğer kilit rolüydü. Joel Schumacherin
Tigerland filmini izledikten sonra ise genç İrlanda'lı oyuncu Colin Farrell'ı
bu rolün adamı olduğuna karar verdiler.Bir Vietnam Savaşı draması olan filmdeki
çok başarılı oyunculuğu ile göz dolduran Farrell'ı Willis ve Rifkin'e de
seyrettiren yönetmen onlarında olurunu alarak teklifini yapar. </p>
<p>Harts War
sinemaya aktarılırken yapımcılar bu gerçek hayata çok yakın senaryoyu ve tüm
olayların geçtiği kampın herşeyi ile gerçeğe uygun şekilde canlandırılmasını
istiyorlardı. Yapım amirlerinden Lilly Kilvert, Stalag kampının toplam 130
Alman kampının içinde en disiplinli ve en zor yaşanır kampı olduğunu göz ardı
etmeyerek hazırlanması gerektiğini düşünüyordu. </p>
<p>400 akre arazi
üzerinde, düzinelerce barakanın ve nöbetçi kulesinin inşa edildiği çekim seti
çamur ve karla kaplıydı. Altı hafta süren çekimler çoğunlukla geceleri
dondurucu soğukta yapılmış. Çek Cumhuriyeti'nde Prag'a bir saat uzaklıktaki Rus
ordularının eskiden karargahı olan Milovice kasabasında kurulmuş set. </p>
<p>Ne kadar iyi
bir ruh halinde olursam olayım, Milovice'ye varmamıza 20 dakika kala depresif
bir hale gelmiştim bile. diyor Bruce Willis. Kampın kendisini görmeden neden
böyle olduğumu anlayamamıştım. Kamp öylesine perişan ve kötü gözüküyordu
ki...Fiziksel güce en çok ihtiyaç duyduğum rollerden biriydi. </p>
<p>Kampta
çekimlerin başlayacağı günün bir önceki gecesi , Willis kamptaki barakalarda
çekim ekibinin büyük bir kısmı ile beraber konaklamaya karar vermiş. Dışarıda
dondurucu bir soğuk ve içerde yıllar öncesinden kalma yataklarda bir tek
battaniyeye sarınarak uyumaya çalışan insanlarla beraberdi. Ertesi sabah
çekimlere çok erken başladık. Bruce'un çekime yetişmek için karyolalardan
birinden yuvarlanarak indiğini gördüm. Yatak Alman esir kamplarında olanların
aynısıydı. Tahtadan yapılmıştı ve oldukça kötü gözüküyordu. Kampta kalan
esirler için bu korkunç bir deneyimdir. Colin Farrell Burası insana çok
küçülmüş hissini veren bir yerdi. Eminim gerçek esirler de böylesine yok olmuş
hssediyorlardı kendilerini. Tüm fiziksel zorlukların yanında bir de psikolojik
baskı hissi vardı. Kendinize ait bir dakikanızın ve gizlilik hissinin olmadığı
bir yerde gelecekten değil bahsetmek yarını bile umut etmek çok zordu diyor . </p>
<p>Kilvert aylarca
kitaplar okuyarak, filmleri araştırarak ve eline geçen tüm dökümanları
inceleyerek setlerin hazırlanması için çalışmış. Bu esir kamplarında yaşayan
insanların aslında kimler olduğunu kampların nasıl inşa edildiğini ve
kullanılan materyalleri araştırmış. </p>
<p>Çekimin ilk
gecesi 1500 kişilik bir oyuncu kadrosu ayışığındaki yürüyüş sahnesi için
toplanmış. Aynı tarz bir başka çekim için 3,000 figüran savaş sahnelerinde kullanılmış.
Giydikleri kıyafetlerden yattıkları barakalara kadar herşey 1944 kışında
yaşananlara uygun olarak düzenlenmiş. </p>
<p>İki P-51 uçağı
Flying Pictures şirketi yardımı ile çekimlerde kullanılmak üzere kiralanmış.
Filmin çekimlerinde toplam 12 kamera kullanılmış. </p>
<p>Bu savaş benim
gençliğimi çaldı ama yerine erkekliği verdi.<p> IMDB Puanı: 6.5 / 10
Oyuncular
Bruce WillisAlbay William McNamara
Colin FarrellTeğmen Tommy Hart
Terrence HowardLincoln A.Scott
Cole HauserVic W.Redford
Marcel IuresSubay Visser
Linus RoachePeter A.Ross
Vicellous Reon ShannonLamer T.Archer
Scott Michael CampbellJoe Cromin
Rick RavanelloRoy Potts
Sungun BabacanTürkçe Seslendirme
Murat ŞenTürkçe Seslendirme
Umut TabakTürkçe Seslendirme
Jonathan BrandisPvt. Lewis P. Wakely 








Beklediğim gibi bi film değil.vasat altı bi film.izlenmesede olur.10/4
güzel bi filmdi izleyin bence
sonu itibariyle izlenmeye değer bir film 7/10
İdare eder.Bir film.İzlesek de olur izlemesekde
izlenebilir, sıradan...