Affetmeyen Kadın
Lou Donaldson & Grant Green’in ‘Cool Blues’ albümündeki (1961) ‘Misty’ (1954) (Erroll Garner).
Gazinoda dans ederken, Hülya hakkında konuşuyorlar.
Leyla; “Ne olmuş buna? Dansı bile unutmuş.”
Fikret; “İşten başka bir şey düşündüğü yok ki.”
Leyla; “Budala! O’ndaki şans bende olsa!”
Fikret; “Bazı kızlar her şeyin en iyisini, en ufak bir güçlüğe uğramadan elde ederler. Servetin, hayatın, şansın, aşkın. Mesela, senin ne farkın var Hülya’dan? Hatta O’ndan milyon defa daha güzelsin. Ama O, vasiyetnameyle milyonları aldı. Sende de kırıntı kırpıntı birkaç mal.”
‘Portrait in Black’in (1960) biraz değişik Yeşilçam uyarlaması.
Haydarpaşa Numune Hastanesi. Fabrika laboratuvarındaki ‘infilak’ sonucu gözleri yanan bir genç kız birazdan ameliyat olacak. Dostları Hulusi Erkmen’in Savcı’ya anlattıklarından Hülya’yı daha yakından tanıyoruz. Babası Necmi Bey’in kimya fabrikasında çalışıyor. Annesini, büyük olasılıkla yıllar önce kaybetmiş. Artık aileden biri gibi olan Kemal’le beraber büyümüşler. Delikanlıyı da Necmi Bey okutmuş. Genç kızla ‘bütün gün laboratuvarda çalışıyorlar’.
“Cana yakın, genç, cıvıl cıvıl iki kalp. Birbirinden iyi iki insan. Tabii, iş sahasındaki bu yakınlık kısa zamanda kalbe tesir etmekte gecikmedi. Ne yazık ki tek taraflı olarak.”
Hülya, Kemal’in sevgisini anlamıyor bile. Bir ‘abi’ gibi görüyor.
Kazadan 3 yıl önce fabrikaya yeni bir mühendis alınmış. ‘Ne istediğini bilen, kurnaz, haris, fırsat ve servet düşkünü biri’. (Bu özelliklerine Sadettin Erbil’in sesi eklenince Fikret Gür filmin en önemli kişisi oluyor). Hülya, pek çok şey gibi bunu da ancak son sahnelerde kavrayabilecektir.
Delikanlının bütün ömrü sefalet içinde geçmiş. Böyle saray gibi bir evde yaşamayı kurarmış hep. Lüks içindeki genç kızın bunu anlaması kolay değil.
Hulusi Bey “Kalp oyunlarında Fikret’ten daha usta birini bulmak adeta imkânsızdı” diyor. Gerçekten de amacına ulaşması kısa sürede. O yıllarda pek alışılmadık bir şekilde ‘evlenmeden birbirlerinin olurlar’. Bu ‘izdivaca’ karşı çıkan babasını şu sözlerle ‘ikna ediyor’ Hülya; “Evlenmemiz sadece bir formalite meselesi olacak!”
Kemal, “Genç kızdan ve O’nu hatırlatan her şeyden” kaçmak için İzmir’e gider. Ancak kaza haberini alınca hemen dönecektir.
Necmi Bey, damadına hiç güvenmemiş. Zavallı adam, gözleri açık gidiyor. Servetini Hülya’ya ve ‘ticari işlerinin idaresini’ Hulusi Bey’e bırakması Fikret’in tadını kaçırır. Oysa kumarhaneye hemen ödemesi gereken 300 bin lira borcu vardı.
O günlerde, Necmi Bey’in Amerika’ya ‘tahsil için gönderdiği’ yeğeni Leyla geri döner. “Hiçbir işte dikiş tutturamamış, danstan, eğlenceden başka bir şey tanımayan acayip bir kız.” Güzelliğini gören Fikret’i tutabilmek ne mümkün. Sarılmak, deniz motorunda Hülya’ya belli etmeden öpücük göndermek derken sonunda banyoda saldırır!
Fausto Papetti’nin ‘1a Raccolta’ (1960) uzunçalarındaki ‘Cheek to Cheek’ (1935) (Irving Berlin) ile dansları harika. Hülya, yine hiçbir şeyin farkında değil. ‘Eğlensinler’ diye araba bile almış. Saflığın bu kadarı! Gözleri açıkken fark edemediği şeyi körlüğü sırasında ve nice olaydan sonra anlayabilecektir!
Vasiyetnamedeki bir bölüm Fikret’in kafasında yankılanıp duruyordu; Hülya bir sakatlık veya hastalıkla ‘malul olursa, mali hususlarda’ kocası yetkili olacak. Necmi Bey, sanki kızına kötülük olsun diye yapmış bunu. Hülya’nın başına gelmedik kalmıyor.
Fikret, laboratuvardaki tüpleri karıştırarak ‘yeni bir formül’ üzerinde çalışan Hülya’nın (neyse ki geçici olarak) kör kalmasına neden olur. Savcı kuşkulanmıştı; “Tecrübe konusu maddeye hariçten başka bir madde ilave edilmedikçe patlamasına imkân yokmuş.” Ama filmin 18. dakikasından sonra ‘tahkikat’ ortadan kayboluyor.
İlk ameliyat başarısız. Doktor Hayri Esen’e göre ‘ikincisinde, olmadıysa üçüncüsünde’ görebilecek.
Kemal, bir konferans için İstanbul’a gelen, dünyanın en meşhur göz mütehassıslarından Walter Scott ile görüşmüş. Sonraki ameliyatı yapacakmış Amerikalı Profesör. [Ergun Köknar yalnızca 4 saniye görünüp “I’m doing it just (herhalde ‘right’ demek istedi) now” diyor].
Kumarhaneden Sadettin para için iyice bastırınca, Fikret bu çıkmaza kesin bir çözüm bulmak ister. Karısını öldür(t)ecek! Leyla ile konuşurken makaralı teyp kayıt durumundaydı. Hülya, bunu dinleyip olan biteni anlar. Nedense, gözleri açılınca kör rolüne devam ediyor.
Gerisi bir Hitchcock filmi gibi. Kemal’e kavuşur ama Leyla’nın ilaçla ‘intiharı’, Sadettin ve Fikret’in kanlı ölümleri sonrasında nasıl mutlu olacaklar belli değil.
Roger Williams Orchestra with Chorus’un ‘Till’ 33’lüğündeki (1958) ‘Till’ (1957) (Charles Danvers / Pierre Buisson ve Carl Sigman); “Till the rivers flow upstream//Till lovers cease to dream//Till then I’m yours, be mine.”
Şarkının ardından kaydedilmiş konuşma genç kızın gözlerini herhangi bir tıbbi işleme gerek kalmadan ‘açıyor’!
Fikret; “Tıpkı o budala Kemal gibi. O’nunla evlenmeliydi. Bize gelince, aşkımıza mani olacak, bizi birbirimizden ayıracak gücü hiç kimse bulamayacak kendisinde. Seni seviyorum Leyla. Seni benden uzaklaştıracak kim olursa olsun ezerim. İcap ederse öldürürüm.”
(Yazan: Murat Çelenligil)
Filmi izle
Oyuncular
Hülya KoçyiğitHülya
Ediz HunKemal
Fikret HakanFikret Gür
Nebahat ÇehreLeyla
Nubar TerziyanAvukat Nazım
Senih OrkanSadettin
Hulusi KentmenHulusi Erkmen
Hayri EsenDoktor
Yılmaz GrudaSavcı
Muammer GözalanNecmi
Ergun KöknarWalter
Ünal Gürel
Zeki Tüney
Haydar Karaer
Jeyan Mahfi TözümHülya Koçyiğit Seslendirmesi
Abdurrahman PalayEdiz Hun Seslendirmesi
Sadettin ErbilFikret Hakan Seslendirmesi
Osman AlyanakMuammer Gözalan Seslendirmesi
Rıza TüzünNubar Terziyan Seslendirmesi
Kemal ErgüvençHulusi Kentmen Seslendirmesi
Handan KadıoğluNebahat Çehre Seslendirmesi
Süha DoğanYılmaz Gruda Seslendirmesi Künye
Yorumlar
Hülya Koçyiğit'in diğer filmleri
2010Nisvan - Tarihe Adını Yazdıran KadınlarDram, Belgesel★ 9,1
2009Altın KızlarKomedi, Sitkom★ 7,8
2008İzzet Günay BelgeseliBelgesel, Biyografi★ 9,2
2007Anneler GünüDram★ 7,7
2007Hicran SokağıDram, Duygusal★ 8,0
2007Aşk Eski Bir YalanKomedi, Duygusal★ 7,9
2006Kabuslar Evi: Bir Kış MasalıGerilim, Gizem★ 8,5
2005Asla UnutmaDram★ 6,9
Filmin yıldızı hiç kuşkusuz Fikret Hakan. Eğer bu müthiş performansa ödül vermedilerse, haksızlık etmişler. Hem Hülya Koçyiğit, hemde Ediz Hunu ikinci plana atmış psikopat rolü ile.
Para hırsına kapılan Fikret Gür'ün önce eşini kör edip sonra onu öldürmeye çalışıp sevgilisi Leyla'yla o paraları yemeye çalışmasının öyküsü. Hülya Koçyiğitin gene mimikleri kaşlarını kaldırarak konuşması falan çok hoştu
Gerilim heyecan dolu bir film olarak, usta deha Osman SEDEN bilinenin aksi izleyiciyi ters köşe yapan kalitelide başarılı güzel bir filmde çekmiş. Hülya KOÇYİĞİT, Fikret HAKAN, Senih ORKAN oyunu ile filmi sürklase etmekte.. Ediz HUN'nun bugün oyunu neyse, o günde aynı. Diğer cast oyuncuların hepsi deneyimli. Ayrıca ikinc(i)l rol de Nebahat ÇEHRE diğer oyunlarını göre daha iyi oynamış
Heyecan ve gerilim dolu iyi bir film. Ediz hun, Fikret Hakan, Nebahat çehre çok iyi oynamışlar. Hülya koçyiğit yine çok güzel.
Gerçekten güzel ve gerilim dolu bir senaryosu var filmin. Senih Orkan ile Hülya Koçyiğit'in evde karanlıkta köşe kapmaca oynadığı sahneler cidden heyecanlıydı. Tabanca var, bıçak var ama gene de ne Hülyayı ne de Ediz'i öldürmeyi beceremedi, üstüne gitti Fikret'i vurdu:)
berna laçin, yalçın dümer , ediz hun ve cem kurtoğlu'lu gökkuşağı dizisini, bu filmden uyarlayarak çekmiştir osman seden
kaliteli ve basarılı bir film. Gerilim türündeki nadide eserlerden biri. Hülya nın, gözlerinin görmediğini saklamaya basladıgı andan itibaren sıkıntılı, kasvetli, gergin bir hava hakim oluyor filme. Tabii bunun olumlu anlamda söylüyorum. Verilmek istenen duygu bu zaten. Sürükleyici ve tempoyu düsürmeyen bir film. Ben çok beğendim.
ediz hunla Hülya Kocyigit birbirlerine cooook yakisiyorlar..
Kemal filmin yine ustaligi diyorum ben yine. Filmi seyrederken vakit nasil gecti anlamadim. Üstün oyuncuguluyla fikret hakani alkisliyorum. Bi insan bu kadarmi iyi oynar. Kesinlikle arsivlik bir film oldugunu dusunuyorum. Emegi gecen herkese tesekkurler ve iyi ki yesilcam var.
Bence de, filmin gerilimli bir kurgusuda var. Bu nevi filmlerine sinema olarak pek alışık olmadığımız duayen usta yönetmen Osman SEDEN'İN kendi janr'ı dışına çıkmışta olduğu değişikte bir deneme. Hülya ile Ediz'in sinemada ilk yılları Fikret HAKAN malum daha bi' usta ve klas. Filmde Hülya'nın üzerine kurulu onunda ilk yılı olmasına ragmen yine de çok başarılı Ediz HUN ise, bugün oyuncu olarak neyse?.. O günde aynısıymış. Senih ORKAN Nebahat ÇEHRE Hayri ESEN Hulusi KENTMEN 'Harkulade oyun çıkartmışlar' Bu filmde izlenir.
Fikret ve Leyla çok sinsi.Ama Kemal Hülya'yı gerçekten seviyor.Harikulade bir film.
Rejisör Osman Seden’in Janrı , bu defa da hatalı ve faydasız bir yola sürüklenmiş. ‘’ Affetmeyen Kadın ‘’ İlk yarısında, salon dramı kurmakla mahir rejisörün kişiliğinden neler kaybettiğini gösteriyor. İkinci yarıya ise, işe bir korku, bir heyecan ve sadizm hakim oluyor. Hele finale doğru belirli bir ‘’ Hitchcock ‘’ çuluk fark ediliyor.‘’ Affetmeyen Kadın ‘’ milyonluk bir servete konduktan sonra, kendisini sevdiğini sandığı bir gençle evlenen Hülya ( Hülya Koçyiğit ) in hikayesi. Karısının parasını, dilediği gibi harcamak isteyen kocası Fikret ( Fikret Hakan ) karısından tamamen kurtulmayı düşünüyor. Oysa ; Hülya’yı seven bir başka erkek de Kemal ( Ediz Hun ) var arada…
filmi yeni izledim o günün şartlarına göre çekilmiş iyi bir film hülya ve edizin ilk filmlerinden birisi olmalı fikret hakanı ise kötü adam olarak ilk defa gördüm ona da yakışmış.nubar terziyan ve hulusi kentmen de yine çok başarılılar özetle iyi bir gerilim filmi örneği olmuş her ne kadar hangi yabancı filmden alındıysada
son zamanlarda bazi kanallar durmadan bu filmi yayinliyor konusu güzel oyuncularda cok iyi begendigim filmlerden birisi
Filmin konusuna baktığımız zaman "Ben Sana Layık Değilim" filmiyle aynı gibi ( ki bazı ince farklılıklar olsa da ). Filmde Fikret Hakan ve Senih Orkan kötü adam rolündeler, bence olması gibi biten bir film, filmin sonunda kötü adam olan Fikret Hakan vurulur ve ölür.
fikret hakanın kötü adamlığa soyunduğu ilk filmlerden birisi..portrait in block-karanlık yüzler adlı filmden uyarlanmış iyi bir gerilim filmi...