Sonbahar Rüzgarları
‘Sonbahar Rüzgârları’ (1969/70) (Yıldırım Gürses), ardından ‘Gizli Aşk Bu Söyleyemem Derdimi Hiç Kimseye’ (Zeynettin Maraş).
Ağaçlı, havuzlu parkta beraberler.
Kemal; “Bazı yönlerimiz birbirine çok benziyor Nalân. Mesela aşk! Ben de sizin gibi hiç âşık olmadım.”
Nalân; “İnsan bir kere doğar, bir kere yaşar, bir kere sever. Aşktan korkuyorum. Belki de bu düşünceyle hiç âşık olmadan ölüp gideceğim.”
Kemal; “Ne garip aynı korku bende de vardı. ‘Hiç mi âşık olmayacağım’ derdim. Hatta ‘çok mu kalpsizim’ diye düşünürdüm. Ta size rastlayıncaya kadar!”
Nalân; “…”
‘Rebecca’nın (1940) (Alfred Hitchcock) ikinci ve renkli Yeşilçam uyarlaması.
Nalân, her şeyidir Televizyon Plak’ın. Bu bir teveccüh değil. Yeri sekreterliğin çok ötesinde. Bir harika. Fabrikaya telefon edip 10 bin tane ‘Aşk Yıldızı’ plağının pazartesiye yetişmesini sağlamak; Avni Bey’in yeni bestesini stüdyoya almak; Taşra dağıtımlarını sağlamak, her şey, her şey kahramanımızın üzerinde.
Anadolu Bayisi Fecri Bey’in kaldığı otele gidip imzasını alacaktı. ‘O şeytanı’ ancak Nalân kandırabilirmiş. Böylesine de güzel! “Sonra, saat tam 12’de, Tarabya’daki Yıldız Lokantası’na geleceksin. Patronun olarak değil arkadaşın olarak öğle yemeğini benle yemeni rica edeceğim” diyor Faruk. Bu, ‘patron-sekreter münasebetlerinin’ sonu olabilirmiş! Çoktandır cesaret edemediği bir teklifte bulunacak, “Benimle evlenir misin” diyecekmiş! Genç kız da severdi kendisini ama ‘bir ağabey, bir dost’ olarak. İncitmeden reddeder.
Fecri Bey’e evrakları götürdüğü gün kaderi bir deniz subayı ile kesişecektir. Otelde, yan odada kalıyordu. Sataşma, saldırı sesleri duyunca müdahale eder. Sözde genç kızın nişanlısıymış, almaya gelmiş kendisini! Üstelik mukaveleyi de imzalatır.
Adı Kemal, Gölcük’te yedek teğmen. 15 günlüğüne gelmiş İstanbul’a. Asıl mesleği mühendislik. Yakışıklı ve dürüst.
Tesadüflerin karşılaştırdığı iki genç birbirlerini çok sever. Rüyaları ömür boyu sürecek ama önce delikanlının ‘3 ay sürecek bir manevraya’ katılması gerekli. Mektuplarında aşkları ve şarkıları var.
Ayrı oldukları her saniye acı dolu. “Sensizlik ölümden beter” diyor Kemal. Neyse ki dönüyormuş artık. El ele cenneti yaşayacaklarmış.
Tam buluşacakları gün bir kaza geçirir Nalân. Bel kemiği zedelenmiş. ‘Yerde sürünen bir sevgili olmaktansa vefasız bir kadın olarak unutulmayı’ tercih ediyor. Faruk’un annesinin evine yerleşir. Hatıra defteri dert ortağı olmuş.
Bir yığın ameliyattan sonra yürüyebilmişken gazetedeki bir haberle yıkılır. “Genç mühendislerimizden Kemal Aslan, tanınmış sanayici Burhan Oran’ın kızı ile evleniyor.”
Sonraki 5 yıl teselliyi içkide bulur genç kadın. İçtikçe düşüyor, düştükçe kaderinden intikam alıyor sanki. Bir ara gazinoda şarkıcıyken şimdi meyhanelerde. Morfin ve esrara da başlamış. Polis baskınıyla tımarhaneye gönderilir.
“Geçen 7 yılın ve ıstıraplarımla ilgilenen bir doktorun yardımıyla kurtulmuştum içinde bulunduğum cehennemden.” Yepyeni bir hayatın eşiğinde. İkinci doğuş! Doktor Burhan, bir de iş ayarlamış; Zengin bir ailenin kızı Fatma’ya arkadaşlık. Annesi ölmüş (ancak sonradan böyle olmadığını öğreneceğiz) babası ve teyzesi Aliye ile kalıyormuş.
Çok iyi anlaşırlar. Evin reisi ise filmin sürprizi; Kemal. Kovmaya kalkar kahramanımızı. Kızının ricası ile güç bela razı olur kalmasına.
“Kısa zamanda Fatma’yla dostluğumuz büsbütün artmıştı. Ama Kemal’in başka bir üzüntüsü var gibiydi. Büyük bir sırrın ağırlığı altında eziliyordu sanki. Beni sevmeyen hatta kıskanan baldızıyla sık sık bahçedeki köşke gidiyorlardı. Fatma bile orda neler döndüğünü bilmiyordu. Yıllardan beri tedavi edilen uzak bir akrabadan bahsetmişti ama köşke girmek benim gibi O’na da yasaklandığı için hiç görmemişti hastayı. Merakım günden güne artıyordu.”
Fatma’nın yaş gününde birbirlerinin kolları arasında dans ediyorlar. “O’nun kin dolu gözlerinde eski aşkımızı buldum. İnandım ki beni unutmamış. Hâlâ eskisi kadar seviyor.” Belki de eski günlere dönebilecekler.
Bu arada yan köşkteki hastanın kim olduğunu öğreniyoruz; Kemal’in öldü olarak bilinen (Fatma bile böyle zannediyordu) ‘karısı (filmde adı olmayan) Çolpan İlhan’. Tehlikeli bir akıl hastası olduğu için demir parmaklıklar arkasında. Yangın çıkarmaya meraklı biri! Sakinleşmesi, Aliye’nin kamçısı ile! “O, kardeşim dahi olsa bütün bunlara senin için katlanıyorum. Ben deli bakıcısı değilim.
Senin hatırına kapandım bu eve” diyor delikanlıya. “Belki anlar biraz olsun seversin diye.” Nalân’ı da kıskanmış. Niyeti belliymiş. Fatma’yı alet ederek babasının kalbini tekrar kazanmak. “Şunu da unutmayın, eğer Kemal bir gün evlenmeye karar verirse seçeceği kadın herhalde siz olmayacaksınız.”
Ancak ‘seçilen kadın’ Nalân olunca şaşkınlık içinde. Bunca yıl kölelik etsin sonra da Fatma’yı alet olarak kullanan bir sahtekâr, Kemal’i elinden alsın! Kabullenemez bunu!
İşi bozmaya çalışır ama kız kardeşinin çıkardığı bir yangında ölüp gidiyorlar.
Alevler içindeki köşkle birlikte tüm sıkıntılar da yok oluyor sanki.
Fatma; “Abla, Nalân abla! ‘Gitme’ diye yalvarsam sana bizimle birlikte kalır mısın?”
Nalân; “Artık çok geç değil mi? Kalmam neyi değiştirir?”
Fatma; “Her şeyi! Gidersen ömrüm boyunca affetmem kendimi.”
Nalân; “Affedilmeyecek ne yaptın ki, yavrum? Şu ana kadar her damla gözyaşımda ayrı bir ıstırabın hatırası vardı. Bundan sonra yalnız sizin için akacak.”
Kemal; “Sensiz olamayacağımızı anlaman lazım.”
Nalân; “Kalacağım, kalacağım ömrüm boyunca.”
(Yazan: Murat Çelenligil)
Oyuncular
Ediz HunKemal Aslan
Türkan ŞorayNalan Akçam
Fatma KaranfilFatma
Çolpan İlhanFatma'nın Annesi
Aydın TezelFecri Eken
Leman AkçatepeFaruk'un annesi
Nermin ÖzsesGazino Müşterisi
Adnan Uygur
Kubilay HakanOtel personeli
Alev KoralGülgün Erdem Seslendirmesi
Adalet CimcozTürkan Şoray Seslendirmesi
Hayri EsenEdiz Hun Seslendirmesi
Bedri UğurGarson
İrfan Taviloğlu
Önder SomerFaruk Künye
Yorumlar
Ediz Hun'in diğer filmleri
2017SavaşçıPolisiye★ 8,1
2014Sinemada İstanbul: Kadrajdaki ŞehirBelgesel★ 6,6
2014Hayat YolundaDram★ 8,9
2011Anadolu KartallarıDram, Duygusal, Macera★ 7,5
2011Ünye de Fatsa ArasıKomedi, Belgesel★ 9,0
2009Çığlık Çığlığa Bir SevdaDram, Duygusal, Biyografi★ 6,5
2005Asla UnutmaDram★ 6,9
görüntü kalitesi çok iyi... bazen bir film izlersiniz filmde kamera önü ve arkası çoğu insan hayata gözlerini kapamış oluyor ama bu filmin en önemli özelliği türkan şoray,ediz hun,kameraman cengiz tacer ve mehmet dinler'in hayatta olmaları, allah sağlık ve afiyet dolu bir ömür versin inşallah bu değerli insanlara.
Çolpan İlhanın sahnelerini görünce sanki filmi çok eskiden TV de izledim gibime geldi. Küçükken hep yeşilçam filmlerini izlerdim, yani bunu izlemiş olmam da olabilir. Filmi beğendim aslında ama senaryosu daha iyi olabilirdi.
Bu tür filmler bana hep çocukluğumu hatırlatıyor çıktığında gözümü kırpmadan her karesini hafızama yazarak izler şarkılarını ezberlemeye çalışırdım. Yeşilçam tutkum o zamanlardan belliymiş..temeli sağlam
olağanüstü eşsiz bir klasik. aşığım bu filme. filmin en güzel yanlarından bir tanesi de eşsiz dublajı ile adalet cimcoz elbette. ediz hun a sert mağrur karakter cok yakışıyor. adeta aşığım bu filme.
böyle fantastik senaryo yerine, böyle güzel bir ekiple daha gerçekçi bir senaryo yazılabilinirdi.. senaryo dışında herşey çok başarılı.
Verdigim puan tamamen colpan ilhan icindir.. o ne bir oyunculuk o nasil bir karakter o nasil performans.. az da olsa rolu cok önemli bir karakter ve etkiliyeci bir sekilde bir rol.. türkan soray da filmin bi yerinde deliriyor o da hakkini vermis. Ve fatma karanfil tamamen dogru secim kizi olarak yakismis ediz hun a.. ve tabii filmin sarkilari handan kara nin sesiyle süslenmis film. Ayrica en sevdigim sarkisidir sonbahar rüzgarlari.. yildirim gürses e de tesekkürlerimi sunarim
Aman dikkat izlerken yanınızda küçük çocuk olmasın colpan ılhandan korkabilirler sahsen ben korktum onun haricinde ediz hun ve türkan şorayın aşkı harika
Film tam anlamiyla klasik türk filmi .:)
rahmetle anacağım kıymetli büyüğüm muzaffer arslanla çalıştığım filmlerden bırıdır, Sine _film onunla çalıştığım için çok mutluyum eşi fatma andaçıda rahmetle anmak isterim
<p>Nalan; "İnsan bir kere doğar, bir kere yaşar, bir kere sever".</p><p>'NALAN' dublajı çok hoş. sesi insana huzur veriyor. replikleri her an aniden kulaklarımda çınlayıveriyor.</p>
<p> Muhteşem filmin sıradışı sekans metni;</p><p>"O günden sonra bütün umudumu, inancımı, herşeyimi kaybetmştim. Talihsizliğimle başbaşaydım. Hiç bir şeyin önemi kalmamıştı artık.Haftalar ayları aylar yılları kovalamıştı.Ne sıhatim kalmıştı ne de sesim.Gazinolardan adi meyhanelere düşmüştüm.Dinleyenim bile kalmamıştı. Günden güne çöküyordum.Acılarımı alkolün bile dindiremediği zamanlar geldi.Artık uyuşturucu müptelalığım başlamıştı.Kabuslarımdan bu yollarla kurtulmaya çalışıyordum.Morfin damarlarımda dolaşırken rahatlıyordum ancak.Üzüntülerim başka türlü bırakmıyordu yakamı.Kötü alışkanlıkların her birinden medet umuyordum.Ama tersi oluyordu.Bu zehirler beni büsbütün kabuslara boğuyordu.Asıl aradığım huzur değil ölümdü belki de.Ölüm ise benim tek kurtuluş yolumdu.</p>
Film, Nalan'ın yıllar sonra Kemal'in kızına mürebbiye olmasından itibaren Jane Eyre uyarlaması haline geliyor. Kahramanımızın sevdiği adamın çocuğu, romandaki gibi küçük bir oğlan çocuğu değil, 17 yaşında bir genç kız. Filmin daha önceki bölümünde anlatılan öykü de, başka bir yabancı kaynaktan alıntı mı bilmiyorum; fakat çeşitli filmlerde (bazen cinsiyetler tersyüz edilerek-örn. Zulüm) o kadar çok işlendi ki, böyle olması ihtimal dahilinde.
<p>cok güzel bir film... nalan'in kemal ile rastlanti sonucu tanismasi, asklari cok güzel... özellikle sonbahar rüzgari sarkisi esliginde ettikleri danslar harika... izlenilmesi gereken bir film...</p>
güzel bir türkan şoray filmi daha.çok güzel bir film.çolpan ilhan rolünün hakkını vermiş.mutlaka izlenmesi gereken filmlerden sultanının
izlenmeye değer güzel bir film
gerek konusuyla gerekse çolpan ilhanın unutulmaz oyunu ve şarkılarıyla izlenmeyi hak eden bir film...
?zlenebilir bir film. filmin ortalar?nda Türkan ?oray ?n ya?ad??? bunal?m biraz s?k?c?
Bu film için gece 5 te kalktığımı çok iyi hatırlıyorum ama değdi....... Çok güzel bir film ben herkesin izlemesini izlerim tabiii birdaha çıkarsa neyse gelelim filmin şarkılarına filmin şarkılarını sevgili handan kara seslendiriyor filmin şarkılarını YILDIRIM GÜRSES yazıyor birinci şarkı sonbahar rüzgarları DÜŞEN BİR YAPRAK GÖRÜRSEN BENİ HATIRLA DEMİŞTİN BİLİYORSUN SENİ BEN SONBAHARDA SEVMİŞTİM HER SONBAHAR RÜZGARINDA SARI SARI YAPRAKLARLA KURU DALLAR ARASINDA SEN GELİRSİN AKLIMA RÜZGARLA DÜŞEN YAPRAKLAR DAİMA SENİN HAYALİN YİNE BİR SONBAHARDA DÖNECEKSİN SEN BANA HER SONBAHAR RÜZGARINDA SARI SARI YAPRAKLARLA KURU DALLAR ARASINDA SEN GELİRSİN AKLIMA SEN GELİRSİN AKLIMA diye şarkı biter SEN KALBİMDEKİ SEN SEN GÖNLÜMDEKİ SEN SENN UNUTMAK İSTEDİĞİM SEN UNUTAMADIĞIM SEN ÖMRÜM BENİM GÖZYAŞLARIM SENİN İÇİN IZDIRABIM DİNMEZ NİÇİN ÖMRÜMÜ BEN SANA VERDİM ÖMRÜM BENİM ÖMRÜM BENİM AĞĞĞĞ NE ACI OLDU SENDEN AYRILMAK BİR IZDIRAP OLDU YAŞAMAK SEN GÖNLÜMDEKİ SEN SEN KALBİMDEKİ SE SEN UNUTMAK İSTEDİĞİM SEN UNUTAMADIĞIM SEN ÖMRÜM BENİM ÖMRÜM BENİMMMMMMMM yrıca SEN şarkısı bu filmin fon müziği olarakta kullanılmıştır Bu iki şarkıyı isteyen arayan varsa bana [email protected] dan ulaşsın inanın seve seve paylaşırım
çok uymlu bir çift ikiside sağlar neden bu filmi revize edipte tv lere vermiyorlar yoksa istemiyorlarmı
........ben bu filmi çok seviyorum;yaşanan bütün trajediye rağmen filmin mutlu sonla bitmesi çok güzel....Çok naif bir film........