Sana Layık Değilim
Franck Pourcel’in ‘Amour, Danse et Violons No. 25’ albümündeki (1965) “J’aime” (1964) (Salvatore Adamo).
Osman ve ‘Cames Bont’ dediği ‘Şevrole’sinden bile daha çok sevdiği ama söyleyemediği Türkan.
Türkan; “Abi! Hiç, hiç sevdin mi sen de benim gibi?”
Osman; “Ben?”
Türkan; “Hiç âşık oldun mu, abi?”
Osman; “Evet, tek… Tek bir defa.”
Türkan; “Sonra?”
Osman; “Sonra… Sonra çok sevdim.”
Türkan; “Ya O?”
Osman; “O, bilmiyordu ki. Bilse... Belki, kim bilir. Ama söyleyemedim. Cesaret edemedim. Sonra, belki…”
Türkan; “Uzakta mı şimdi?”
Osman; “Her an, her saniye böyle… Böyle yanımda. Tıpkı senin gibi. Ama gene de o kadar uzakta ki.”
1966’nın ilk ayları... Rahatsızlığı artan Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, Başkan Lyndon B. Johnson’un özel uçağı ile Walter Reed Askeri Tıp Merkezi’ne götürülmek üzere. Türkan’ın göz ameliyatını yapacak olan ve ‘bu işin dünyadaki tek mütehassısı’ Amerikalı Profesör Jordan Stocker da, belki aynı uçakla gelmiştir.
Ancak önce, şimdilik tüm bu konuların uzağındaki Osman’ı tanıyoruz. Özverili, güler yüzlü bir taksi şoförü. ‘34 DT 248’ plakalı ‘Chevrolet’sini kullanırken ne denli delişmense, sevdiği kıza aşkını söylemede öylesine utangaç. Yakıp tutuşturan sevgisini filmin söyleyebiliyor ancak; “Beni olduğum gibi, bu çocuk ruhumla, seni yalnız seni seven kalbimle ve cebimdeki şoför ehliyetimle kabul ediyor musun?”
‘Analık, babalık, kardeşlik, hocalık ne varsa bende gördü’ dediği kardeşi Ekrem ise sorumsuz ve kötü alışkanlıkları olan biri. Sevgilisi şarkıcı Sevda’ya “İçkiye, paraya ve sana hiç doyamadan öleceğim” demişti. Film ilerledikçe bu ‘marifetlerine’ kumar ve esrar da katılıyor.
Bir gün, Ali Efendi Dayı, Osman’dan kızını acele Ankara’ya sınava götürmesini ister. Türkan’ın ‘ay parçası’ güzelliği karşısında nutku (‘nutuk’ diyor) tutulur kahramanımız. “Yahu, yok böyle bir şey be. Hani, o yolları, o Bolu Dağları’nı geçtik mi uçtuk mu, nah nimete kör bakayım, hatırlamıyorum. Yahu, [‘Hızlı Yaşayanlar’ (1964) gibi] 5 saatte girmişim Ankara’ya diyorum.” Dönüşleriyse kaplumbağa hızıyla, 30-40 kilometre. “Yol bitecek diye ölüyorum abi.”
İstanbul’da 3-5 gün kendine gelemez. “Ya buram yanıyor abi... Yahu, trafik polisini Türkan görüyorum, iyi mi? Sebepsiz yere doluyor gözlerim. Ne yemek ne içmek. Durup dururken bir ağlama. Ölüyorum be.”
Tam ‘Nerime Kadir’ ve ‘Mahmut Mesat Bozkurt’tan ‘bütün fiyakalı lafları ezberleyip’ Türkan’a açılacakken Askerlik Dairesi’nden ‘45 günlük tekâmül kursunun celbi’ gelir. Kurs bu, takar mı aşkı maşkı. “Hadi ben Ciheti Askeriye’ye.”
Bir gemideki kısa askerliği sırasında şoförlük için, Ekrem’i önerir Ali Efendi Dayı’ya. (Ancak, kardeşinin Türkan’a bakışı bakış değil!).
Hasretle geçen günlerden sonra kahveye geri geldiğinde eline bir davetiye tutuştururlar. “Oğlumuz Ekrem Gürbüz’le kızımız Türkan Selman’ın… Tarihinde Kasımpaşa Ünsal Aile Salonu’nda nişan törenine…”
Kendine gelmesi, yine günler sürer. “Haftası geçti geçmedi kaybettik Ali Efendi’yi. Sonra, sonra kız kaldı mı sana kimsesiz. O senenin martında evleneceklerdi. Önce Çarşı’daki dükkânları sattırdı biçareye. Sonra, Piyale’deki evleri. Daha sonra da babadan kalma köşkü. Kız, kira evine çıktı... Uyuta uyuta bu hale getirdi kızı.”
Düğün öncesi Ekrem’in planı başka. Bir türlü uzaklaşamadığı Sevda’nın Avrupa turnesi vardı o günlerde. Bizimki de beraber gidecek ama bunun için çete patronu Hasan’a para vermesi lazım. En ufak bir üzüntü duymadan, nişanlısının parasıyla aldığı garajı satarak gerçekleştirir bunu. Sonra da, genç kızı bir otomobil kazası(!) ile ortadan kaldırmak ister. Türkan ‘mucize kabilinden’ hafif yaralarla kurtulmuş ama gözleri (ikinci ameliyata dek) göremeyecektir. (Ekrem, ülkemizde yapamadığını oralarda, bir esrar krizi sırasında Sevda’yı öldürerek yapıyor)!
Almanya yolculuğu sadece sanat amaçlı değil. Arabada, yedek lastikler esrarla doluydu!
Türkan için zor, Osman için daha zor günler. Ekrem’den geliyormuş gibi, mektup yazar, yazdırır. Göz ameliyatı için arabasını satar. (Satıştan sonra, bir köşede boynu bükük duran ‘Şevrole’ye Sadri Alışık selamı ile veda edişi unutulur gibi değil).
Filmin sonunda, Türkan, ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’dakine (1977) benzer (ama bu kez hiç zorlanmadan) bir seçim yapıyor.
İkinci ameliyat sonrası. Doktor Nubar Terziyan ve günlerdir çırpınmasına tanık olduğu Osman.
Doktor; “Bu kız nen oluyor senin?”
Osman; “Şey, kardeşimin nişanlısı.”
Doktor; “Yalnız o kadar mı?”
Osman; “…”
Doktor; “Göz Doktoru sadece ameliyat yapmaz oğlum. İnsanın gözünün içine baktı mı, içinden geçeni de anlar bazen. İnşallah, içerdeki de gözleri açıldığı zaman karşısındaki gencin gözlerine bakıp kalbini okumak duygusunu kazanır.”
(Yazan: Murat Çelenligil)
Filmi izle
Oyuncular
Türkan ŞorayTürkan
Sadri AlışıkOsman
Önder SomerEkrem
Gülbin EraySevda Sümer
Nubar TerziyanDoktor
Mümtaz EnerKadir
Selahattin İçselAli Efendi
Hüseyin PeydaSavcı
Leman AkçatepeTeyze
Celal ErsözÜsteğmen
Memduh AlparMemduh Bey
Ali SeyhanHasan'ın Adamı
Erdoğan SerenHasan'ın Adamı
Haydar KaraerHasan'ın Adamı
Aziz BasmacıTaksideki Yolcu
Feridun ÇölgeçenGalerici
Mustafa Dağhan
Hüseyin ZanPolis
Lütfü Enginİş veren
Abdullah Ferah
Mehmet BüyükgüngörMemduh
Emire Erhan
Sadettin ErbilÖnder Somer Seslendirmesi
Alev KoralGülbin Eray Seslendirmesi
Rıza TüzünNubar Terziyan Seslendirmesi
Muhip ArcımanHüseyin Peyda Seslendirmesi
Saltuk KaplangıAziz Basmacı Seslendirmesi
Jeyan Mahfi TözümTürkan Şoray Seslendirmesi
Kaya Volkanüsteğmen
Kazım KartalHasan'ın Adamı
Remziye FırtınaKumarbaz Künye
Yorumlar
Türkan Şoray'in diğer filmleri
2015Uzaklarda AramaDram, Komedi, Müzikal★ 7,7
2015Hatıraların MasumiyetiBelgesel
2014Sinemada İstanbul: Kadrajdaki ŞehirBelgesel★ 6,6
2012Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam 1. SezonDram, Tarihi★ 7,8
2012Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam 2. SezonDram, Tarihi★ 9,4
2011Gümüş Lale Burası Osmanlı 1711Dram, Tarihi, Savaş
2009Altın KızlarKomedi, Sitkom★ 7,8
2008İzzet Günay BelgeseliBelgesel, Biyografi★ 9,2
Çok güzel bir Sadri Alışık filmi filmde Sadri baba ne kadar vakur fedakarsa Önder Somer kardeşi rolünde bir o kadar kötüydü. Duygusallığın çığır açtığı bir filmdir ayrıca Türkan Şoray'da saf, masum kız rolünün hakkını vermiş. Özellikle Önder Somer'e filmde gıcık olmamak mümkün değildi neyseki sonu mutlu bitti.
Sadri usta için izlenecek bir film...
Usta deha Osman SEDEN'nin senaryo-yönetmen başarısı olan Sadri ALIŞIK & Türkan ŞORAY'ın birlikte oynadığı en güzel izlemeye değer bulduğum nadide filmlerinden biri Şairane eda Sadri ALIŞIK menşei-damga betimleme film.
Filmin içine girip Ekrem karakterini telgrafın tellerine kuş yapasım geldi, öyle de sinirlendim!! Yaptığı namertliğin karşılığı 72 dilin hangisinde var, hangi coğrafyada yaşanmış? Neyseki hâk yerini buluyor filmin sonunda. Filmin başında Sadri Baba aşkını Ali Efendiye öyle bir anlatıyor ki Türk Sineması tarihinde böyle içten, böyle derin, böyle kalpten bir anlatım yok. Mutlaka izleyin, hayran olmamak elde değil Sadri Baba'nın o anlatışına.
Sadri Alışık'ın Mümtaz Ener'e uzun konuşması , Türkan'a olan aßkını anlatması yeter. 1000 Oscar az gelir.
bu nasıl bi aşktır böyle osmanın türkana olan aşkı gerçekten sadri alışık sahneleri muhteşem ekreme filmi izledikten sonra çok beddua edeceksiniz ama harika bir başyapıt emegi geçen herkesin eline sağlık
Sadri Alışık ve Türkan Şorayın son sahnelerdeki diyaloglarına bittim. Duyguları iyi yansıtan oldukça kaliteli bir yapım.
mükemmel diyorum bu kadarı yeter çünkü tam bir analize girsem burası yetmeyecek izleyin ve görün
o kadar etkileyici bir film ki. Sadri Alışık ın en etkileyici filmlerinden. Hem senaryo hem replikler hem de olayların akısı muhtesem. Özellikle Sadri Alışık o kadar öne cıkıyor ki. Finali de tam hayal ettiğim gibi. Benim için vazgecilmezlerden biri.
Senaryo güzel, Türkan şoray güzel :) bütün oyuncular önder somer ... filmin hakkını vermiş ama Sadri alışık öyle bir oynamış ki gercekten muhteşem karşılıksız delicesine fedakarca seven insan bu kadar güzel oynanır ancak , buraya filmi izlerken tüylerimi diken diken eden bir kaç Sadri alışık diyoloğu yazıyim dedim ama hangisini yazıcağımı şaşırdım bu filme emek veren hayatta olmayan herkes nur içinde yatsın , hayatta olanlara da Allah uzun ömür versin
Osman, Sadri ALIŞIK Ekrem, Önder SOMER iki kardeştirler Türkan, Türkan ŞORAY Ekrem'i sevmekte ama.. Ekrem bir bar kadını Sevda ile birliktedir.. Ekrem'i Sevda'nın patronu Hasan, Cahit IRGAT Türkan'ı kaza süsü vererek öldürmesi için sürekli baskı yapmakta. Ekrem, Türkan'la arabayla da giderlerken Türkan'da arabada uyumuş Ekrem bunu vırsat bilerek arabanın vitesini boşa alıp arabayı uçuruma bırakır kaza da Türkan'ın gözleri kör olur Onunla Osman ilgilenir. Ekrem Hamburg'da esrara alıştırılır. Yavaş yavaş Sevda da ondan ilgisini kesmeye başlar hatta onu hakaret ederekte Türkiye'yi dönmesi için uçak biletini verir. Türkan'ı gizliden gizliye sevmektedir aslında Osman. Fakat, yinede kardeşi Ekrem'in Türkan'la evlenmesi için ikisini de maddi manevi fedakarlığı yapmaktan geri kalmaz. Türkiye ye geri dönen Ekrem de hala sorunlu bir kardeş olarak, Osman'ı tedirgin etmekte. Bence: Sadri ALIŞIK, Gülbin ERAY, Önder SOMER Ve de Türkan ŞORAY Övgüye değer de oynamışlar hani!..
Muhteşem bir film! Özellikle de tanışma sahnesindeki anlatım tarzı çok etkileyici. Birçok defa izlenilebilecek bir eser.
sadri alışık'ın varlığı ile izlenmeyi kesinlikle hak eden bir film. filmin son sahneleri tek kelime ile mükemmel.
<em> Böylesi bir sevgiye denecek bir laf yok,ancak esas duruşta şapka çıkartılır,helal olsun.İnsanoğlunun mayasında bu derece bir fedakârlık duygusu mevcut mudur acaba ? Onu bilmem ama Ekrem karakteri gırla.Nankör derler ya hani ;Dünyanın en nankör kedisi bile bu karaktersiz karakterin yanında zemzem suyuyla yıkanmış gibi kalırdı şüphesiz.Bir takıntımda garibim Türkan'a adam gibi bir dünya yüzü göstermemeleri.Olsun ne yapalım,film cıvıtmıyor,kendisini ısrarla izlettiriyor ya. 1.8.09 Zafer ALGAN </em>
<p>Sadri Alışık ın enfes oyunculuğuyla mükemmel bir film olmuş. Sinema açlığı çekenler bu filmi izlesin diyorum. bu filmi birkere izlemek yetmiyor. İzlerken bitmesini hiç istemedim. film bazı konuların geçmesiyle başlar. osman kadir e meyhanede türkanla nasıl tanıştığını anlatır.osman ve ekrem taksi şöförlüğü yapan iki kardeştir. osman ekrem e hem babalık hem analık hem de abilik yapmıştır. o aralar abisine sonsuz saygı ve sevgi duymaktadır ekrem. bir gün türkanın babası ali efendi osmandan türkanı ankara ya imtihana götürmesini ister. osmanı sevdiğinden dolayı kızını ona emanet eder. osman türkanı görür görmez aşık olur ona ve ankara ya imtihana götürür. bu iki günün geçmesini hiç istememiştir. bir kaç gün kendine gelemez. hep türkanı düşünür. bu konuyu ekreme açar. sana göre değil o, zengin babasının emrinde bir sürü insan var gibi laflar eder ekrem. ali efendi osmanı yine yanına çağırır ve ona araba alması için 30 bin lira verir. osmanda türkanla ilgili bir ümit oluşur onu istemeyi aklından geçirir. ekrem her ne kadar bırak bu boş ümitleri gibi laflar etse de osman kararlıdır. tam bu sırada osmana askerden 45 günlük eğitim için mektup gelir. çaresiz gitmek zorundadır. arabanın anahtarlarını ekreme bırakır. geçici olarak ali efendinin işlerini kardeşi ekremin yapması için ali efendiyle tanıştırır onu. ekrem o sırada türkanı görür ve göz göze gelirler. osman askerde türkanı düşünürken ekrem türkanla bağlantı kurmuştur bile. geldiğinde nişanlandıklarını öğrenir. nişan haftası ali efendi vefat eder osman cenazede görür ekrem le türkanı. ekrem gözünü osmandan kaçırır sürekli. ekremin bu kalleşliğine rağmen onu affeder ve sadece türkanı mutlu etmesini ister. ekrem evlenecekleri güne kadar türkanı sürekli oyalar ve sürekli ondan borç alır türkanda evlenecekleri için her dafasında para verir ona. ali efendiden kalan mirası hesapsızca harcar. türkanı kiralık eve çıkacak konuma getirir. pavyondan tanıdığı şarkıcı sevdaya aşıktır ve parayı hep onunla harcar. sevdanın patronu hasan ekremi sömürmek için sevdaya ekremle ilişkilerinin devam etmesini ister. gerçi sevda da ekremi sever ve ilişkilerinin bitmesi gerektiğini anlatır. ekrem buna hiç de niyetli değildir. türkanın babasından kalan taksi şirketini de satar. buna sinirlenen osman ekreme bağırır çağırır kavga ederler. bir hafta içinde türkanla evlenip bütün borçlarını ödemesini ister ekremden. ekremin borçtan kurtulması için aklına haince bir plan gelir ve türkanı öldürmeye karar verir. bir gün geziye giderler. türkan arabada uyurken ekrem vitesi boşa alır ve uzaklaşır oradan. araba uçuruma yuvarlanır. ağır yaralanan türkan kör kalır. savcı ekremden şüphelenir. osman, türkan ve ekremi sorguya çeker. türkanla osman ekremin böyle birşey yapmış olabileceğini zannetmediklerini söylerler. aslında osman ekremden şüphelenir fakat birşey belli etmez. delil yetersizliğinden serbest kalır. osman kör kalan türkana hep teselli olmaktadır. ama türkan ın aklı ekremdedir. osman hasan ın mekanına ekremi almaya gelir fakat kavga ederler alamaz onu oradan. daha sonra ekrem bir mektup yollar osmana. mektupda türkanı sevmediğini, onu unutması gerektiğini yazmıştır. türkanın ilk göz ameliyatı başarısız geçmiştir. ekremi sürekli sormaktadır. osman türkana ekremin gelmiyeceğini avrupaya çalışmaya gittiği yalanını söylemek zorunda kalır. ve ekrem adına yalan mektuplarla türkanı mutlu etme çabası verir. bu esnada hasan ekremi daha fazla kullanmak için onu uyuşturucuya alıştırır. türkan ın gözlerinde bir düzelme kaydeden doktor ikinci bir ameliyat olabileceğini söyler osmana. ameliyat masrafları 30 bin lira tutarındadır. almanyada iyice kumar ve uyuşturucu batağına düşen ekrem sevdanın da gözünden düşmüştür. ekrem uyuşturucu almak için sevda dan para istmeye gelir. sevda ise onun kurtulması için son olarak ona türkiyeye dönmesi için uçak bileti verir. hakaretlere sinirlenen ekrem sevdayı öldürür ve hafifletici nedenlerden 6 ay kadar hapis yatar. osman son olarak ameliyat için james bont dediği taksisini 30 bine satar. türkan üzülmesin diye paranın yine ekremin yolladığı yalanını söyler. ameliyattan sonra ziyarete gelen osman la türkan karşılıklı spor toto oynarlar. sürpriz maçlar yazmışlardır.işssiz kalan osman sürekli iş aramaktadır. türkanla oynadıkları totoyu tutturur. türkana sürprizi vermeden önce türkanla kalan leman akçatepe nin yanına gider. orada onu ekrem de beklemektedir. pişmanlığını yaşadığı sıkıntılarını anlatır osmana. osman da kendi yaşadığı sıkıntıları anlatır. onun adına yaptığı fadakarlıkları anlatır. ve acizde olsa, fakirde olsa, çirkin de olsa sevmenin onunda hakkı olduğunu söyler( en duygulandığım andır burası). bir isteği olur ekremden. eğer türkanın gözleri açılırsa ekremle türkanı bir araya getireceğini bir daha onu incitirse kardeşi bile olsa kendisini öldüreceğini söyler ama açılmassa totodan çıkan bütün parayı ekreme bağışlayacağını ve ortadan kaybolması şartını koyar. ancak türkan ın gözleri açılır. osman türkanı yeni eve ekremin yanına götürür. final sahnesinde leman akçatepe herşeyi türkana anlatmıştır. artık seçim yapma vakti gelmiştir. kendisine ihanet eden, onu hiç düşünmeyen, onu öldürmeye kasdeden ekremi değil, onu karşılıksız seven, her türlü fedakarlıktan bıkmayan tek gayesi türkan ın mutluluğu olan osman ı seçer. bu da çok güzel bir son olur. </p><p>arkadaşlar elimden geldiği kadar bu filmi anlatmaya çalıştım. umarım siz de bu filmi izlersiniz. ve gerçek sevginin neler verebileceğini bu filmde yaşarsınız. teşekkürler büyük usta sadri alışık, teşekkürler türkan şoray, teşekkürler önder somer ve diğer güzide sanatçılar.</p>
Harika bir film senaryo ve cast mükemmel çok başarılı bir film
<p>önder somer rolünü çok iyi oynamış,kadro çok iyi mutlu sonla bitmesi güzel.</p><p> </p>
<strong>Mükemmel mutlaka izlenmesi gereken siyah-beyaz bir klasik. Sadri BABA ne garezin var bize yaw:( Filmin en güzel sahneside Sadri ALIŞIK'ın Türkan'la nasıl tanıştıklarını onu nasıl sevdiğini Mümtaz ENER'e anlattığı sahnedir yaklaşık 15 dakika Türkan'ı anlatıyo o kadar güzel anlatıyo ki. Ayrıca mutlu sonla biten bir film final sahnesi de güzel...</strong>
izlenmeye deger güzel bir türk filmi yalnizca sadri alisik icin bile izlenilebilir
Dvd olarak piyasada satışa sunuldu, güzel bir film.