Sinema Filmi Türkiye 1985 ▶ Tam film

Aşık Oldum

Yıl1985
Süre97 dk
TürKomedi

Bir reklam ajansından çalışan Şakir (Şener Şen) orta yaşlı, evli ve içine kapanık bir adamdır. Sibel'i (Şehnaz Dilan) görünceye kadar hayatı hep tekdüze geçmiştir, ama ona rastlayınca hayatı altüst olur. Bu genç ve güzel manken onun aklını başından alır. Şakir, çapkınlıkta acemi olduğu için arkadaşlarından "taktik" alır, derken telefonla aşkını itiraf etmek ister ama Sibel yerine, aynı ofiste çalışan İnci'ye (Ayşen Gruda) telefon edince, işler karışır.

Kadro

Oyuncular

20 kişi
Yapım

Künye

Sinemaseverler

Yorumlar

20 yorum
Fahri0729 Mart 2021

Süper bi film.Kadro ve oyunculuklar süper.Şehnaz Dilan Güzelliği ile filme renk katmış.10/8

erhaab17 Ekim 2017

Bu Şener Şen'in kaderi midir nedir, yine kendisini at kaçırıyor:) Orijinali the woman in red olan ve uyarlama konusunda aştığımız, orijinalinden çok daha iyi olan filmdir. Filmi Şener Şen sürüklüyor diyecek oluyorum ama Erdal Özyağcılar, Savaş Dinçel ve Necati Bilgiç'ten oluşan zampara triosu öyle bir rol kesiyor ve öyle repliklere imza atıyorlar ki her sahnesi ayrı bir vaka-ı hayriyenin vakvakiyesi:) Ayrıca Şener Şen ile komşu çocuğu rolünde olan Tuncay Akça'nın her sahnesi ayrı bir kahkaha sebebi.

performer23 Nisan 2017

bazı kusurlarına rağmen muhteşem bir film. sayısız kere izlediğim filmlerden...yabancı orjinal versiyonuda çok güzeldir... bar sahnesinde barmen rolünde başar sabuncu, reklam filmi çekim sahnesinde yönetmen rolünde sinan çetin de görünmektedir. ayrıca o dönem zaten bir yönetmen olan ümit efekan bu filmde ustası ertem eğilmez'e asistanlık (yönetmen yardımcılığı) yapmıştır.

Mr.Rcmnt13 Ekim 2016

Şehnaz'a aşık olduğum film... Ama bu aşk kısa sürmüştür bunu da belirtmeliyim...:) Herkes aynı şeyi söylemiş bende söylemeliyim... :D Fakat Ayşen Gruda ve diğer yan rollerdeki herkesin de harika olduğunu belirtmeden geçmeyeceğim... Özellikle bar sahnesi hiç unutmadıklarımdandır...

yesilçamsever383 Ekim 2016

Bu filmde şehnaz dilan a aşık olmamak elde değil aşık oldum

Kpax0825 Ocak 2016

The Woman İn Red filminin Türk uyarlaması olan bu eser, bana göre orijinalinden daha başarılı olmuş. Tabii ki bu başarının en büyük sebebi bence filmdeki kalbur üstü oyunculuklar ve espirilerdir. Bu filmi izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

akn06031 Aralık 2014

çok sıcak ve bazı sahnelerinde gülmekten karnıma ağrılar girmişti özellikle şehnaz dilanın(sibel) in evinde kocasının bastığı sahne balkona çıkıyor yakalanmamak için millet initihar ediyor sanıyor izlenmeye değer bir film

bysiirtli5619 Temmuz 2013

çok kaliteli espiriler vardı..şener şen ve tuncay akça dialogları muhteşemdi.

erakman8 Ekim 2012

Tek kelime ile harika bir film.Havuz başı muhabbetler ise on numara.Eglenceli akıcı samimi içten bir komedi filmi.

FOSTERKANE22 Eylül 2011

<p>1. un elephant ca trompe enormement  2. women in red   3. asik oldum  </p><p>ertem egilmez in bence en kötü filmi egilmez in 60 li yillarda yaptigi filmler disinda tüm filmlerini izledim ama tek begenmedigim filmi bu oldu.</p><p>1. film un elephant ca trompe enormement/1976, yönetmen yves robert in bu filmi tek fransada degil yurt disindada basarli olunca hollywooda yeniden cevrilir,bunun nedenide, amerikan seyircisinin genelde yabanci film izlemeyin bir halk oldugundandir ve bu yüzden disarda begenilen cogu film amerikada yeniden cevrilir,senaryo biraz daha yumusatilir, amerikan halkinin seve bilecegi bir kivama getirilir zaten fransa bu konuda rekor sahibi, cogu basarli olan fransiz filmi amerika yeniden cevrildi (1), fransiz filmin disinda baska avrupa ülkerlerinden, japon filmleri hollywooda yeniden cevrilmistir.</p><p>2.  women in red/1984, gene wilder 70 ve 80 lerde cok söhretli olan bir komedi yildiziydi, mel brooks un young frankenstein/1974 belkide en ünlü filmi olmus (kendiside bu filmin eser sahibi ve brooks beraber senaryo yazari) ve ardindan yönetmenligi denemis. 70 li yillarda iki film yapar ve  80 lerdede iki film daha yapar, 80 lerde ilk yaptigi filmde women in red olur. 1976 fransiz filmini ben biraz hatirliyorum izleyeli cok yillar oldu ama hatirlaya bildigim kadar wilder in filminden biraz daha yavas olusu, wilder filmini (senaryosunuda kendi yazmis) hollywood (bununla birlikte dünya) seyircine uygun olarak  yazilmis, birde filme soundtrack sarkisi olan sarki my lady in red iyi secilmis (sarki oscar bile almis).gene wilder bu film ardindan bir daha yönetmenligi dener ama basarli olmaz, birkac filmde oynadiktan sonrada kayip olur daha dogrusu unutulur, bugün oyuncu olarak belki anilir ama yönetmen olarak tamamen unutulmustur (bu ayni kaderi buster keaton yasamis, 20 li yillarda cok söhretliyken 30 li yillarda unutulup anca 60 li yillarda yine hatirlanmisti).</p><p>3. asik oldum/1985, baska yönetmenlerle kiyaslarsak tabii ki güzel film ama bir egilmez filmi olarak bence kötü bir film, nedeni senaryo bakimdan hic bir yenilik bir özgünlük olmamasi (tabii sener sen, nevra serezli,erdal özyagcilar,aysen gruda gibi dev oyuncular filmde her zaman ki gibi iyi oynamislar). egilmez in filmi wilder in  filmin birebir aynisi, buna hic gerek varmiydi mesela sadik sendil bu film yapiltiginda orjinal filminden yeni bir senaryo yaza bilirdi veya baska senaryo yazari/yazarlari ilk filminden veya ikinci filminde daha özgün bir senaryo yaza bilirdi, tek fransiz filmin konusunu (evli bir adam gördügü kirmzi giysili bir kiza asik olur ve o bayana ulasmak icin bir caba icine girer ve bu acemi capkinin birde kendisine yardim etmek isteyen arkadaslar vardir) alinip yep yeni bir senaryo yazila bilinirdi.</p><p>bu ünlü havalandirma sahnesi, bir bayan in eteginin havalanip acilmasi billy wilder in ünlü the seven year ithc/1955 filminden esinleme oldugunu bilen bilir, fakat aslinda wilderin filminde öyle sert, sok edici bir sahne yoktur, bu unlü sahne cekildiginde filme reklam olsun diye medya gazetleri cagrilmis ve cok ünlü monroe nin sete cekilen resimleri tüm dünyada ilgi görmüs fakat filmde o sahneler kullanilmamistir zaten o yillarda sansürden gecmesini imkan yoktu ama cogu erkek seyirci o sicak/erotik görüntüleri filmde gördügünü zaneder (2). aslinda bu ünlü etek havalanmasi sahnesi billy wilder ait degilmis,what happend on twenty third street,new york city/1901  geroge s fleming ve edwin s porter in yönetigi 75 saniyelik kisa filmde ilk olarak görülen bir sahneymis (vikipedi) ama bu cok kisa filmde bence bu etek sahnesinden cok o yillara ait ve bugün mazi olan belgesel tadinda görüntüsü, o zamanki bir caddeyi görmek, insanlari ve kiyafetlerini görmek  bana daha ilginc geldi.</p><p>(1) bill murray da ilk yönetigi filmde gene wilder gibi bir fransiz filmin yeniden ceker. (2) izleyciyi görmeyipte gördügünü zanediren baska filmlerde buna benzer sahneler  psycho/1960 bicaklanma sahnesi,rosemary s baby/1968 rosemary in bebegini gösteren sahne.</p>

oğuzzz14 Ağustos 2011

süper bir şener şen  filmi, erdal özyağcılarda filme renk katmış

hakan samsun17 Mart 2011

şener şen harikası

hasankef25 Eylül 2010

<p>müthiş bir şener şen komedisi tabi diğer oyuncularıda unutmamak gerek.hele o bar da bardak kırma sahnesi mükemmeldi</p>

MGUNAY5 Şubat 2010

yabancı film kızmızılı kadın filminden uyanlandırıldığı halde bu film ondan daha başarılı bana göre.

kariz_ma_358 Aralık 2009

Mükemmel bir film başta şener şen ve erdal özyağcılar özellikle bu filmde olağanüstü oynamışlar en beğendiğim sahne şener şen sevgilisinin evinde kadının kocası tarafından basılır ve cam kenarına geçmek zorunda kalır saklanmak için  yarı çıplak olan şener abi aşağıdaki halkın polise ve itfaiyeye haber vermesi ve sonrasında itfaiye brandasına atlaması çaresiz şener şenin en güzel filmlerinden biri

enigmacuture16 Eylül 2009

<p>&quot;Evet seni telefonda çıldırtan sesin sahibi benim. Beni arayan sen değildin de dedenmiydi? Sen kaybedersin Şakir. Geçek bir kadından anlamadığın belli. O rüküş Sibel'de ne buluyorsun? Ne Ercan mı benden hoşlanıyormuş? O kocakafalı Ercan... Ben Ercan'a bayılırım!&quot; İnci(Ayşen Gruda)'nın ağzından film boyunca dökülen inciler bunlar....</p><p>Herşeye mükemmel dersek mükemmel olan şeylere acaba ne diyeceğiz? Filmin orjinal hali olan The Woman İn red'de baştan çıkaran hatun olarak, 80 ve 90'lı yılların masum güzelliği ile erkekleri büyüleyen dişisi Kelly LeBrock(Charlotte) oynuyordu. Bizdeki çekimde buna tekabül eden güzel ise Şehnaz Dilan yani Sibel(!) Film çekilirken yaşanan psikolojiyi bilsem aslında başka türlü bir yorum da yapabilirim ama Şehnaz hanımın başka filmlerini de izlediğim için bu kadar taştan ve duvardan yaratılmadığını daha kıvrak mizaçlı bir oyuncu olduğunu biliyorum ama filmde sert bir kaya hatta robot gibi oynuyor. Mimik yok, tepki yok, ruh ise hiç yok. Yönetmen ne derse onu yapmış kendinden hiç bir şey katmamış. Bu nedenle bir ara sırf algılamak için günde 2-3 kez izlediğim bu film, Şehnaz Dilan faktörü nedeni ile baştan puan kaybediyor. </p><p>İkincisi filmin senaryosunda yer alan ve Türkiye için çok uzak olan hatta ihtimal dışı olan evlilik anlayışı ve ilişki türleri. Kadın avcılarının cirit attığı bir havuz başı, çok kolay tabir edilen kadınlar, öğlenden sonra mektuplaşmaları, çapkın ve para babası erkekler, evli ve rahat kadınlar... Vesaire. Bu şelikde para ve varlık içinde yaşayıp her gün başka bir aşk yaşayan kaç kişi var acaba Türkiye'de? Üstelik filmde hepsi de evli barklı. Filmin Türkiye mamülü olmadığı resmen izleyenin gözüne gözüne sokuluyor.</p><p>Filmde bizden olmayan ve bizi yansıtmayan hatta en marjinal insanın bile tuhaf karşılayıp yadırgayacağı o ünlü mektup sahnesine değinmeden edemeyeceğim. Sedat(Savaş Dinçel)'e sevgilisi tarafından bir öğleden sonra yazılan seks mektubu. Mektubu bulan ise Sedat'ın biricik eşi Selma(Ayşe Kökçü). Rütin aşk tarifleriye başlayan mektup şöyle devam ediyor: &quot;..... Vücudumda bıraktığın morlukları madalya gibi taşıyacağım. Sedat'ım benim. Gel. Gel diyorum. Kalçalarının arasına....&quot; </p><p>Mektubu okuyan Güzin(Nevra Serezli), dayanamayıp çok terbiyesiz diye mektubu elinden atıyor. Film dahi olsa bu kadar saçmalık aşk ve ilişki tiplerinin, doğrudan alınıp Türk Sinemasına uyarlanması işte böyle bir faciaya yol açmış. Dev kadro filmi kurtaramamış. Filmi kurtaran tek kişi ise İnci(Ayşen Gruda). Bıçak çeken, araba çizen, otel basan, lastik patlatan İnci, filmin izlenmeye değer tek tarafı.</p><p>&quot;Shimdyy&quot; adlı devasa şişeli şampuanı kafasına dayayarak tanıtmaya çalışan bikinili Sibel'i bir kez daha tüm öngargılarınızdan sıyrılarak izleyin. Mükemmel bir bakış açısı ile temiz bir gözle bakın ona. Gerçi taş yapımı bir testiyi andıran şampuan kutusundan Sibel'in elektrik çarpmış permalı başını görmek zor ama bir insanın yapmacık olmak adına nasıl zirveye çıktğını görmüş olacaksınız.</p><p>&#160;</p>

mert-can31 Mayıs 2009

bana kalırsa gayet güzel bir uyarlama.Altın kızlar faciasından sonra bu filmi met etmemek olmazdı.nevra serezli ise bir başka güzel bu filmde.

emre8431 Mart 2009

İyi bir film oyunculuk performansları mükemmel

enigmacuture2 Mart 2009

kırmızılı kadın filminin kötü bir adaptasyonu. dürüst olmak zorundayım dev kadroya rağmen çok kötü bir film. orjinalinin yanından bile geçemez.

rasim7827 Şubat 2009

<p>Filmin son bölümleri çokk komik.. Tüm kadroyu kutluyorum.</p>

Yorum yaz

Benzer

Şehnaz Dilan'in diğer filmleri

Filmografi →