Fikrimin İnce Gülü - Sarı Mercedes
Filmde, Almanya’dan aldığı otomobiliyle Türkiye’ye gelen Bayram’ın dönüş yolunda yaşadıkları anlatılır. Ankara’nın bir köyünde büyümüş olan Bayram yıllar önce işçi olarak Almanya’ya gitmiştir. Orada çalışırken biriktirdiği paralarla aldığı otomobile Balkız adını verir. Arabasıyla köyüne dönerken sevdiğine kavuşmak ve herkesin saygısını kazanmak niyetindedir. Fakat yolda başına gelenler ve sevdiği Kezban’ın başkasıyla evlendiğini öğrenmesiyle Bayram’ın hayalleri yıkılacaktır.
Kadro
37 kişiOyuncular
İlyas SalmanBayram Ünal
Valerie LemoineKezban
Savaş YurttaşVeli
Ali YaylıŞoför
Tuncay AkçaOtopark Kahyası
Saadet GürsesSolmaz
Micky SebastianAyfer (Vapurdaki Sarışın)
Serra YılmazGümrük Memuru
Menderes Samancılarİbrahim
Filiz KüçüktepeVeli'nin karısı
Alexander GittingerMinibüs Şoförü
İhsan Baysal
Ömer BasaranGenç Bayram
Aslı Seçkin
Abdullah ÖzalpÇocuk Bayram
Hüseyin ErkanlıOtogaleri Sahibi
Mustafa Suphi BaltacıOto Ustası
Hikmet KaragözGarson
Gülen KaramanMicky Sebastian Seslendirme
Serkan UzunVeli'nin Oglu
Ferdi Akarnurİstasyondaki Adam
Abdülhamit DanışırRüstem Amca
Nuran OktarVapurdaki Kadın
Hüseyin KanlıBerber
Muzaffer ŞahinLaborant
Nihat NikerelOto Parçacısı
Latif DoğanMercedesin Yıldızı Çalan Adam
Fuat ÖzelKomiser
Dietmar WaldenhoferAlman Satici
Haldun ErgüvençLokomotif Makinisti
Cevat DemirbaşOtobüs Söförü
Uyum VarolVeli
Duygu SönmezKezbanın çoçukluğu
Ayşe YılmazVelinin kızı
Ayşegül UygurerValerie Lemoine Seslendirmesi
Ersin ÖktenFerdi Akarnur Seslendirmesi
Orhan Başaran Yapım
Künye
YönetmenTunç Okan
SenaryoMacit Koper, Tunç Okan
Görüntü YönetmeniOrhan Oğuz
YapımcıCengiz Ergun, Tunç Okan
MüzikAdalet Ağaoğlu
ŞarkıVladimir Cosma
Sinemaseverler
20 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →







Enfes bir içsöyleşi zeytinyağı konumları ve hiç anlayamadığım,Almanya'dan gelirken feribot ne alaka !? Ama mükemmel olmuş.
Yıllar öncesinden günümüze dek süregelen sorunların aynası olmaya devam eden bir film 8/10
Yıllar öncesinden günümüze dek süregelen sorunların aynası olmaya devam eden bir film 8/10
filmin bazı yerleri sesli bazı yerleri dublajlı çekilmiş gibi... orhan oğuz'un kamerası muhteşem ve ayrıca kurgu da inanılmaz başarılı... filmde beğenmediğim tek şey diyalogların aşırı doğal olması ki macit koper çok iyi bir senarist, sanırım tunç okan'ın senaryoya müdahalesi çok fazla olmuş gibi... ama tabiki burada ki doğal olmuş dememdeki kasıt daha ağdalı yada sokak jargonu tarzında diyalogların olmayışı... ama genel anlamda çok önemli bir film olduğunu kimse inkar edemez...
Aldığı Ödüllerini Sonuna Kadar Hak Eden Güçlü Bir Yapım Çok Şey Anlatıyor
Fikrimin İnce Gülü yada lokal adıyla Sarı Mercedes sinemamızın en değerli filmlerinden biridir. Ben daha önce bu filmin romanını da okudum. Romanda en az film kadar etkilidir. Ama kitaptaki bazı bölümler filme eklenmemiş. Mesela askerlikle ilgili sah neler filmde yoktu. Güzel bir yol hikayesi olan bu filmde en gereksiz sahne İlyas Salman ve Saadet Gürses'in araba içindeki uygunsuz sahneleriydi. Filmde anlatılan hikaye İbrahim'in hakkını yiyerek Almanya'ya giden Bayram'ın burada kendisine yardım eden Veliye zor zamanında yardım dahi etmemesini, Bayramın bencilliğini, egoizmini anlatan sonunda da çok sevdiği arabasını kendi eliyle hurdaya çevirmesini anlatan etkili ve duygusal bir film. Ayrıca ben Kezban karakterini oynayan oyuncuyu ilk gördüğümde Pembe Mutlu sanmıştım. Yabancı olduğunu daha sonra öğrendim.
Aslında Olmayacak Duaya Amin demekti bayramın ki. Sağ salim dönse acaba. Kezban onu kabullenecekmiydi. Bence hayır. İbrahim’in gideceği almanyaya katakulli yaparak kendisi giden Bayram geçmişte hep ezilmiş horgörülmüş değer verilmemiş basit bir insan sıfatıyla köy yerinde yaşayan biriydi. Tek derdi Kezban isminde bir kızdı. Tabi bu kızı alabilmek için iş güç sahibi olmak biraz zengin olmak gerekliydi. Bu kızı alabilmek için kardeşi olan ibrahim’in tek umudu olan almanyaya kendisinin gidip hiçbir şey olmamış gibi geri dönerek köy yerinde davul zurna ile karşılaşacağını sanan bayram aslında hatayı en başında yapmış suçlu biriydi. Türkiye sınırlarına girer girmez başkasının umutlarını çalan bayramı hazin bir son bekliyordu. Her yolun başında bin musibet ve çeşitli şansızlıkların içinde bulur kendini. Bu İbrahimin bedduası, kezbanın ahı köylünün ve amcasının haklarını haram etmesinden kaynaklanıyordu belki. Ama o hep içinde bir umut ile köyüne yaklaşıyor. Alınterimle aldım dediği Balkızına derdini geçmişini ve geleceğini anlatıp duruyordu. Traji komik bir hikayesinin yanında aslında bir suçlunun karakterini izliyoruz. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste dedikleri olay bu olsa gerek. Filmin bütün hikayesini aslında Küçük çoban finalde anlatır. Arabanın kazasından sonra İlyas Salman’ın ağladığı o sahne herşeyi anlamaya yeterdir. Herşey bitmiş giden gitmiş yıkılan yıkılmış. Yolun sonuna geldiğini anlar. Dört yola gelince ne yapacağını bilemeyen Yitik bir delikanlı ve suçluluk psikolojisinin yaşattığı durum bu kadar gerçekçi anlatılabilirdi. Öksüz bayram, sümüklü bayram, işe yaramaz bayram diyerek köy yerinde alay edilen, insan yerine konulmayan bayram. Çöpçülük yapıp kendisini Bmw fabrikasında montaj hattında çalışan olarak anlatan Garip bayram. İlyas Salman’ın en iyi filmlerinden biridir. Tunç okan başarılı bir şekilde yönetmiş. Kurguda bi o kadar başarılı. Bayram’ın her yanı aslında suçluluk psikolojisi ile doludur. Kezbanı sevip solmaz ile beraber olması, solmaza umut verip ondan faydalanarak Türkiye’ye götürmemesi. Yolda kaza yapıp Almanyada kendisine kucak açan aileyi görmemezlikten gelmesi. Vapurdaki sarışına söylediği yalanlar. İbrahime sen git ben sana sağlık raporunu yollarım diyerek kendisinin Almanya’ya gitmesi ve daha bir sürü şey. Bu rolü İlyas salman’dan başkası oynayamazdı.
Serra Yılmazı sevmem.Oyunculuğunu beğenmem ama bu filmde iyi oynamış...
Bu filmi izlediğimde dedim ki bu role İlyas Salman'dan başkası gitmezdi. Çünkü süper bir oyunculuk var. Mercedes kaza yaptıkça İlyas Salman'la birlikte bende üzüldüm daha ne diyeyim. Aracına taş fırlatan kamyoncu ile diyalogları çok başarılı olmuş.
bayram karakterinin bir sahtekarlık yaptığı ve onun cezasını bir şekilde çekmesi filmin ana konusunu oluşturuyor. 72-80 arası üretilmiş w116 modeli başka bir değişle halk dilinde manda kasa olarak bilinen mercedesin yavaş yavaş hurdaya dönmesi de filmi özellikle sürükleyici kılmıştır.
mükemmel dram yüklü bir yol filmi.müziğide harika
Öncelikle film İlyas Salmanın en iyi oyunculuk yaptığı filmdir.Psikoljik-dram türünün ülkemizdeki en iyi örneklerindendir. Tunç Hoca herzamanki gibi alışılagelmişin dışında çok sıradışı bir filme imza atmıştır. Çok zahmetli ve riskli bir işin İlyas Salmanın da devleşmesiyle altından kalkabilmiştir. Filmde ana temalar Almancı sorunları,ezilmişlik ve sakınan göze çöp batar olayıdır. Kimi zaman ağlatabilen çok ilginç bir filmdir.
beni ağlatan az sayıdaki başarılı filmden biri Salman oyunculuğunun doruğunda
Çekimlerinin 5 yıl sürdüğü söylenenen,yapısı gereği her sahnesi düşünülerek ve özenle yapılan gerçekçi nüktesel ambiyansı taşıyan akıcı bir film diyebiliriiz. İlyas Salman bu filmle belkide hayatının oyununu oynamış,zira filmin ana kahramanı da o ezileni, yıprananı da.Sonuç olarak tek kişi üzerinden yapılacak en iyi film diyebiliriz,aslında genel olarak da çok başarılı bir film.Tunç Okan ve Orhan Oğuz iyi bir iş çıkarmışlar...
ilyas salmanin en iyi filmidir
Film tam da '75-'85 döneminin ''alamancı'' diye bildiğimiz, gurbette yaşayan vatandaşların hayat tarzından -ilyas salman'ın doğal oyunculuğuyla- çarpıcı ve gerçekle tamamen paralel, güzel örnekler yansıtıyor. ''Sakınan göze çöp batar.'' atasözüyle ilişkili gülünç ve dramatik sahneler birbirini çok iyi tamamlamış. İzlenmesini kesinlikle tavsiye ederim.
Sen kalk Almanya'ya git yeme içme para biriktir mercedes al Türkiye'ye döndüğününde köyüne gelene kadar bir dünya başına türlü belalar gelsin. İlyas Salman bir bakıma geçmişte yaptığı bir takım hatalarının bedelini bu şekilde ağır ödüyor sanırım. Filmin büyük bir bölümü araba yolculuğuyla geçmiş. Çok güzel bir film her yönüyle 10 puanı hakediyor bu Türk-Alman yapımı ödüllü film..!
Böyle film mi olur kardeşim çok içim acıdı.Off ne olurdu sanki sapasağlam varsaydı memlekete...Ama o zamanda film olmazdı öyle ya! :(
Her izleyişimde ilyas salmana hayranlığım daha bir artıyor..
Her yönü ile çok güzel bir film.Mutlaka arşivde bulundurulmalı.