Amerikalı
Başında kovboy şapkası, ayağında ünlü Dallas tipi çizmeleriyle, yıllardır ayrı kaldığı ülkesi Türkiye'ye dönen bir dolar milyarderinin öyküsü. Hapishaneye düşer. Bir yolunu bulup hapishaneden kaçmayı başarınca, rüyalar ülkesi Amerika'ya gider. Yirmi yıllık sürede servetinin hesabını bilemeyecek kadar zengin olup Amerika'da "Şeref the Turk" adıyla da ün yapan işadamı, geçmişteki ihanetin intikamını almak için Türkiye'ye dönüş yapmıştır. Türkiye'ye ayak bastığında, karmakarışık bir "Küçük Amerika" ile karşılaşır. Melek'i ararken, cinsellik ve şiddetin iç-içe yaşandığı olağanüstü bir maceranın ortasında bulur kendini.
Kadro
20 kişiOyuncular
Şener ŞenŞeref
Lale MansurMelek
Eray ÖzbalGazeteci
Taner BarlasHamit
İhsan BilsevPolis Şefi
İlteray İlterPolis Detektifi
Esin KarakayaTelevizyon Muhabiri
Hasan YıldızKoruma
Dündar AydınlıKabadayı Arap Bilal
Ertan Sımsıkı
Halil Dede
Selahattin Fırat
Melih ÇardakKamil
Ayton Sert
Mehmet Ali ErbilRadyo Spikeri Seslendirmesi
Payidar Tüfekçioğluİlteray İlter Seslendirmesi
Sırrı Elitaş
Şerif GörenPompalı Tüfekli Polis
Tuncay HalıcıoğluEray Özbal Seslendirmesi
Yüksel Arıcı Yapım
Künye
YönetmenŞerif Gören
SenaryoÜmit Ünal, Şerif Gören, Baran Seyhan
Görüntü YönetmeniErdoğan Engin
YapımcıŞerif Gören, Mine Vargı
ŞarkıVolkan Gücer
Sinemaseverler
20 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →Şener Şen'in diğer filmleri
2017Yol AyrımıDram★ 6,9
2010Av MevsimiDram, Gerilim, Polisiye★ 8,3
2007KabadayıDram, Duygusal, Macera★ 8,7
2004Gönül YarasıDram, Duygusal★ 8,7
2002Biz Size Aşık OldukKomedi, Duygusal★ 8,2
1998İkinci BaharDram, Komedi, Duygusal★ 8,9
1996EşkıyaDram, Gerilim, Aksiyon★ 9,3
Filmi iki defa izledim acaba sevebilirmiyim diye ama ikisinde de sevemedim.Çok kötü ve saçma bi film.10/1
Filmi Şener Şen bile kurtaramamış varın gerisini siz düşünün. Şerif Göreni bilmem ama Şener Şen ustanın açık ara en kötü filmi.
Şener Şen gibi bir ustaya yakıştıramadığım bir film. Soğuk, komik olmayan, absürt aklınca Amerikan filmlerine taş atılmak istenmiş ama olmamış. Lale Mansur her zaman soğuk bulduğum ve bana soğuk gelen bir isim zaten. Filmdeki erotik sahneleri de işin içine katarsak Yok olmamış...
Bu filmi ilk kez kanal 6'da görmüştüm. Yaş 13 falandı. O yıllarda sansürün uygulanmadığı yıllardı ve filmin en orjinalini o zaman görmüştük. Tabi büyüklerimiz filmde Şener Şen bile olsa filmin içeriğinden hemen kanalı değiştirdiler. Bu sansürsüz kopyayı şuan internet ortamında bile bulunamıyor. Ama filmdeki kovalamaca sahneleri amerika filmlerini aratmıyor diyebilirim. Ayrıca Mehmet Ali Erbil'in radyo spikerini seslendirmesi babası Sadettin Erbil'e gönderme yapması ve pompalı tüfekli polisimiz Şerif Gören ağabeyi filmin finaline yakın bir yerde görmemiz güzeldi.
Biraz Temel İçgüdü biraz Evde Tek başına biraz Özel Bir Kadın gibi filimlerden esinlenilmiş ama daha sonra Şener Şen klasiği ön plana çıkarılmış, bol kahkahalı eğlenceli bir film.
Eğlenceli çılgın bir komedi macera filmi şener şen ve lale mansur iyi bir ikili olmuş ümit ünal senarist olarak iyi iş çıkarmış izlemeye değer iyi sayılabilecek bir film.
yeşilçam kendinden çıkıp böyle diğer ülke filmlerine benzediği an ve bu filmi oynayanlar yeşilçamın önemli kişileri olunca insanın içi cız ediyor.olmaması gereken filmlerdendi bence
Keşke Şener Şen olmasaydı dediğim filmlerden birisi, filmin eleştirilecek pek bir bir yönü yok.. Bir otobüs yolculuğunda uykunuz yoksa yol bitsin diye izlenecek, gişe yapsın diye yapılmış bir film.
Ancak denk gelirse izleyecegim filmlerden biri. O'nun dışında çok anlam yüklenmemeli
Amerika'dan çok zengin bir işadamı olarak geri dönen son derece çılgın yerinde duramayan ve herşyede bir eğlence bulan bir adamın hayat hikayesini yansıtmış bir film. "Şeref" Şener Şen Türkiye'ye dönmüş çok büyük bir ilgiyle karşılanmıştır. Yolda başına olmadık şeyler gelir hayat kadını olarak arabasına aldığı bayan karısı çıkar "Melek" Lale Mansur. Şeref'in maziden kalan bir düşmanı vardır "Hamit" Taner Barlas başına beladır onun. Bir yandan Şeref'in peşindeki gazeteci müptelası. Sonradan karısını tanımasıyla değişen bir hayat ve çılgınca kovalamacalar. Bir yandan Şerefi takip eden dinleyen polisler ve finalde helikopter'e çaarpmasıyla patlayan helikopter ve araba içinden sağ kurtulan Melek ile Şeref onları türlü zorluklarda yardım eden biricik oğulları. Film final sahneleri hareketliliği ve birkaç komik sahnesi dışında boş bir film diyebiliriz. Yönetmen Şerif Gören bence bu filmi Komedi-Aksiyon tarzı bir deneme şeklinde yapmış. Fakat bir türlü ayarı tutmamış tamamlanamamış tempo ve hareketlilik tutmuş fakat komedi olarak uyum sağlayamamış. Şener ustanın pek yapacağı birşey yok onun üstün oyunculuğu bile pek filmi kurtarmaya yetmemiş. Yinede benim biraz zevk alarak izlediğim bir film oldu filme ortalama 7 puan veriyorum..
<p>eger bu filmi 1993 yilinda orhan elmas veya aram gülyüz yapsaydi o kadar da kötü degil derdim fakat serif gören e göre cok kötü bir film.</p><p>serif gören bence 80 li yillardan belli bir türlü iyi bir senaryo yazari bulamamistir, bu filmde de bu görülmekte, ümit ünal bir sinema senaryosu yazacak kabiliyet yok en azindan tek basina bunu basaramadigi belli, keske senaryoya yazari olarak komedi filminden anlayan bir yazar daha ekipe alinsaydi. o yillar da gündemde olan home alone/1990,thelma and louise/1991,basic intinct/1992 filmleriyle dalgasina gecmek istiyor ama bunu bir türlü basaramiyor.galiba bu filmden dolayi sener sen yavuz turgul dan baska yönetmenle artik calismiyor belliki bu filmden basta cok ümitliydi.</p><p>fakat tüm bunlara ragmen pek bilinmeyen bir gercek var, eskiya/1996 filmi bu film sayesinde yapilmistir bundan evvel arabesk/1988 ve minyeli abdullah/1989 filmleri gisede basarili olunca türk sinemasinin altin cagi bitmesine ragmen bir ümit kapisini acik birakmistir. 1993 de amerikali filmi iyi bir film degilse bile gisede basarili olmustur (özel tv ye ragmen), bunun nedeni sener sen in sevilen bir oyuncu olmasi veya lale mansur un vücüdünü sergilemesi olabilir ama sonuc olarak gisede basarili bir film olmustur ve filmin yapimcisi mine vargi bu ticari basaridan dolayi eskiya filmini yaptirmistir, eger amerikali filmi sinemada is yapmasaydi sanmiyorum vargi bir film daha yapa bilsin tabii aradan bir kac yil gecmis teknik bakimdan sinemada bir ilerleme olmustur.</p><p>elbette bu film eskiya filmi gibi güzel bir film degil ve son eski yesilcam teknigiyle cekilmis filmlerden biri ama eskiya filmi tek senaryosuyla degil bu yönüylede farkli kurgu, ses kayiti, film negatifleri vesaire eskiya filminde dünya capinda, amerikali filmi yapilirken daha o teknik yoktu bunu iki filmdeki kurguyu ve sesli cekim/ses kayit i kiyaslarsak hemen göre bilmek mümkün, bu teknik ilerleme sinemadan dolayi degil türkiyede yapilan reklam klipleri sayesinde olmustur yurt disindan gelen bu malzemeler sayesinde bugün yapilan bir türk filmi tüm dünyada izlenmesi mümkün. </p>
<p>Şener Şenin benc</p><p>e en kötü filmlerinden Şener Şen gibi usta bi ouyuncuya yakışmıcak bi film en kötü filmi ustanın</p>
sharon emel vakası da olmuştu türkiyede. güzel seçilmiş konu, kötü hazırlanmış senaryo. sonucunda filme zarar vermiş. şener ustanın yapacağı birşey yok.
<p>1990'lı yıllarda kafası karışmış,biçim ve içerik anlamında kaliteli olmaya çabalayan ancak ne yapacağını da kestiremeyen sinemamızın o dönem ürettiği kötü filmlerden birisi de Amerikalı idi.</p><p>Neler yapılmış o dönem biraz hatırlayalım.Seni Seviyorum Roza,Çözülmeler,Kız Kulesi Aşıkları,Devlerin Ölümü,Ateş Üstünde Yürümek,İki Kadın,Cazibe Hanım'ın Gündüz Düşleri,Robert'in Filmi,Şahmaran,Mektup,Çıplak,Köpekler Adası,Bir Erkeğin Anatomisi,Tersine Dünya,Yolcu...</p><p>90'lı yıllar kesinlikle sinema tarihimizin en kötü on yıllık dönemi idi.</p><p>Filme dönecek olursak;Şerif Gören ZAZ grubu ya da Mel Brooks tarzı popüler filmlerin kültleşmiş sahnelerini esprili ve absürd bir mizahi tavırla kendince yorumlamış ve Amerikan Sineması'nı kendi silahı ile vurmayı denemiş.Yani aksiyon,heyecan,araba kovalamaca sahneleri,teknoloji,komedi,adrenalin vb.Ancak ne gezer.Sinema yazarı Ali Hakan'ın dediği gibi ''Saçma değil zırva,hızlı değil paldır küldür,komik değil şamatalı'' bir film Amerikalı.Filmin çekildiği sırada Lale Mansur'la yapılan bir röportajda ne olup bittiğini anlayamadıklarını ve herşeyi Şerif Gören'e bıraktık dediğini hatırlıyorum.</p><p>Ne yazık ki Şerif Gören'in en kötü filmi.</p><p>Hatta Şener Şen bile kötü bu flmde.Şener Şen'i o güne kadar hangi filmde olursa olsun hep başarılı ve komik görmeye alışmıştık.Maalesef bu filmi onun varlığı bile kurtarmaya yetmemiş.</p><p>Ancak bu filmin şöyle bir önemi var bence.O dönem itibarı ile majör amerikan filmleri arasında kendine tek tük salon bulmaya çalışan sinemamızın silkiniş ve yerli izleyiciyi tekrar sinemalara çekme anlayışının simge filmlerinden birisidir.Berlin in Berlin,Ağır Roman,İstanbul Kanatlarımın Altında ve en nihayetinde Eşkiya gibi..</p>
şerif gören e yakışmayacak kadar kötü bir film berbat
Şener Şen burda 60 yaşında ama 30-40 yaşında gibi gözüküyor.Fakat Şener Şen yine de her filimde olduğu gibi bu filmde de üstün performans rolünü gerçekleştiriyor.
<p>Kitap haline dönüştürülmüş olan senaryosunu ayrıca alıp okuduğum bir film izlenmeye değerdir..Filmde amerika hayranlığına göndermeler yapılıyor sadece gülmek için izlenecek bir film olmadığı görüşündeyim..Ayrıca dünyadaki oyuncular içerisinde 5 yıldıza layık olduğunu düşündüğüm ender şahsiyet ŞENER ŞEN (şerefli türk:) ) var daha ne denebilirki..yıl 1993,ve türk filmi olduğu düşünülerek(prodüksiyon açısından) aksiyon sahneleri hiç de fena değil.. </p>
bu film çok acayip bir film. Her gördüğümde izlerim. Konusu çok garip. Şener şen bu sefer başka türlü oynamış. Gülmek isteyen izlesin.
kemal sunal oynadığı role hiç dikkat etmedim, bir daha izlediğimde dikkatli izleyecem
Amerikan filmleriyle iyi bir dalga geçmiş filmimiz.Bu filmde mantık aramayın,sadece seyredin ve gülün.