
Eyyubi Ali Rıza Şengel
Eyyubi Ali Rıza Şengel kimdir?
Rıza Şengel 1880 yılında İstanbulun Eyup semtinde doğdu. Bu sebeple eski kaynaklarda hakkında Eyyubi Ali Rıza Bey olarak söz edilir. Babası Mehmed Efendi de mûsikişinastı ve evinde mûsiki toplantıları yapardı. Şeyh Mesud Efendinin yeğeni, İsmail Hakkı Beyin bacanağıdır. İsmail Hakkı Beyden Batı notası, solfej ve nazariyat öğrendi. Daha onbeş yaşlarında makam ve usûllerimizi biliyordu. Biraz ud ve keman çalmasını da öğrenmişti. Çok iyi bir hanende olacağı, on altı yaşında iken Donanma Cemiyeti adına düzenlenen bir
müsamerede sahneye çıkmasiyle anlaşılmıştı.
Dini bilgisini ilerlettikten sonra Rifâiyye tarikatına girdi; hem bu dergâhta hem de Kadiriyye tekkelerinde zâkirlik yapardı. Dini mûsiki hocası şeyh Raşid Efendidir. Tanınmış bir mûsikişinas olduktan sonra İstanbul Konservatuvarı icrâ heyeti şefliği ile İstanbul Türk Mûsikisi Yüksek Sanatkârlar Cemiyeti icrâ heyeti şefliği yaptı. Bu heyetlerde pek çok konserler yönetti. Ayrıca Mûsiki-i Osmani Cemiyetinin Eyup şubesinde, evlerde, özel meşkhânelerde hocalık ederdi. En tanınmış öğrencisi Hâfız Hüseyni Tolandır.
İyi nota bildiği için zâkirlik yaptığı tekkelerde, özellikle ilâhileri 1906dan başlayarak notaya alarak büyük bir koleksiyon yaptı. Türk Mûsikisi Ansiklopedisinde bu koleksiyonun ölümünden sonra H.Sadeddin Arele satılmış olduğuna değiniliyor.
Oysa Kubbealtı Enstitüsü yayınlarında İlâhiler serisinin üçüncü cildinin önsözünde, iki defter halinde olan bu koleksiyonun birinci defterinin Şengelin bacağı olan Selâhaddin Gürerde, ikinci defterin ise Hâfız Hüseyin Tolanın varislerinde olduğu, bazı ilâhilerin üzerine Tasnif heyetine verildi notunun düşürüldüğü belirtiliyor. Buna göre bu koleksiyon Arel kütüphânesinde değildir.
Din dışı mûsiki eserler koleksiyonu ise öğrencisi Hüseyin Tolana vermiştir.
Ali Rıza Şengel Şehnaz-kürdi ve Tahir-kürdi makamlarını düzenleyerek bu makamlardan eserler besteledi. Şehnâz-hâveran makamını canlandırdı. Eserlerinin sayısı Mustafa Ronaya göre bine yaklaşmıştır. Dini ve dindışı mûsiki eseri olarak ilâhi, peşrev, longa, beste, semâi, şarkı olmak üzere yüz altmış kadar eseri biliniyor. Uzun yıllar İstanbul Operetinde çalpara (çarpâre) çaldığını Ruşen Kamdan işitmiştim. Eski yıllarda İstanbul ve Ankara radyolarında da çalışmıştır.
30 Eylül 1953 tarihinde İstanbulda öldü ve Merkezefendi mezarlığına defnedildi
